Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2766 E. 2023/9036 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2766
KARAR NO : 2023/9036
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hüküm; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2013 tarihli ve 2013/4973 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesi delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.0.2013 tarihli ve 2013/459 Esas, 2013/597 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.0.2013 tarihli ve 2013/459 Esas, 2013/597 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2019/1950 Esas, 2019/4998 Karar sayılı kararıyla;

“…Sanık hakkında açılan kamu davasında, alacağın tahsili amacıyla yakınanların tehdit edildiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın eyleminin daha az cezayı gerektiren hal ve/veya yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/1059 Esas, 2019/1143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturma ihtimali uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Görevli … Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.01.2021 tarihli ve 2020/68 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci maddesi yollamasıyla 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Somut ve yeterli delil bulunmadığına, müvekkilinin silahını kendisini korumak için kullandığına,
3. Müvekkilin tevil yoluyla ikrar ettiği kabulünün hatalı olduğuna,
4. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması için ortada birden fazla fiilin olması gerektiğine, somut olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına,

B. Sanığın Temyiz Sebepleri

1. Müteveffanın kızının araçta olduğunu bilmediğine, aracı durdurduktan sonra arka koltukta olduğunu gördüğüne, kendisine hiçbir söz söylemediğine,
2. Lehe olan hükümlerin uygulanmasına,
C. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile müteveffa arasında taşınmaz satışından kaynaklanan alacağa bağlı ihtilaf bulunduğu, olay günü müteveffanın içerisinde kızı katılan …’nın yolcu olarak bulunduğu kendi sevk ve idaresindeki aracında bulunduğu sırada sanığın kendi kullandığı araç ile müteveffanın yolunu kestiği ve müteveffa ile katılan …’ya hitaben “ben sana demedim mi, bana para vereceksin yoksa hepinizi öldürürüm” dediği ve elindeki pompalı tüfekle havaya bir kez ateş ettiği bu olaydan sonra soruşturması ayrı olmakla inceleme dışı bırakılan 21.04.2013 günü de sanığın müteveffayı pompalı tüfek ile öldürdüğü anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmalarında tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.

3. Müteveffa ile katılan …’nın olayın sıcağı sıcağına savcılıkça alınan beyanlarının birbirleri ile tutarlı ve oluşa uygun olduğu belirlenmiştir.

4. Tanık B.T.’nin kısmen görgüye dayalı kollukça alınan beyanın dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç baslığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay
bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildigi belirlenmiştir

IV. GEREKÇE
A. Suçun Sanık Tarafından İşlenmediği Yönünden
Her ne kadar suçun sanık tarafından işlenmediğine yönelik Temyiz Sebepleri başlığı altında ayrıntılı belirtilen özellikle yeterli delil bulunmadığına ilişkin hususlar temyiz istemlerine konu edilmiş ise de müteveffa ile katılan …’nın oluşa uygun birbirleri ile tutarlı beyanları ve sanığın eylemini görünür anlamından çekinip başka bir anlamdaymış gibi göstermeye yönelik olduğundan tevil yoluyla ikrar olarak kabulü isabetsiz görülmeyen savunmaları gözetildiğinde, suçun sanık tarafından işlendiğine ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suçun Unsurlarının Bulunmadığı Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında tehdit suçunun bir başkasını kendisinin veya yakının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendin de yer alan eylemin silahla işlenmesinin ise nitelikli hali olarak düzenlendiği ve nihayet kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsili amacıyla tehdit kullanılması halinde ancak tehdit suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası hükümleri hep birlikte gözetildiğinde somut olayda sanığın ayrıntıları olay ve olgular başlığı altında belirtilen alacağının tahsili amacıyla müteveffa ve katılan …’a yönelik “ben sana demedim mi, bana para vereceksin yoksa hepinizi öldürürüm” diyerek elindeki pompalı tüfekle havaya bir kez ateş etme şeklinde bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği eylemine ilişkin yazılı şekilde kabul edilen suç vasfı ile bu suçun unsurlarının oluştuğuna dair kabul içeren hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Zincirleme Suç Hükümleri Koşullarının Oluşmadığı Yönünden

5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilir hükmünün düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da birinci fıkra hükümlerinin uygulanacağının belirtilmiş olması karşısında somut olayda sanığın müteveffa ve katılan …’ya yönelik ayrıntıları olay ve olgular başlığı altında belirtilen bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği nitelikli tehdit eyleminin tek bir fiile müteveffa ve katılan …’ya yönelik olması dikkate alındığında zincirleme suç hükümlerinin sanık hakkında uygulanmış olmasına ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Lehe Hükümlerin Uygulanması Yönünden

Sanığın yargılama sürecine yansıyan olumsuz halinin bulunmayışı, lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle bahsedilen lehe Kanun’un denetime olanaklı uygulanmış olması ile özellikle 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddeleri ve ayrıca diğer tüm lehe hükümlerin sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza miktarı ve suç vasfı gözetildiğinde koşullarının bulunmadığının anlaşılması karşısında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki islemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldıgı, asamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diger temyiz sebepleri de reddedilmistir

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.01.2021 tarihli ve 2020/68 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.