YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9175
KARAR NO : 2022/9085
KARAR TARİHİ : 14.11.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemece verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, davanın 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosuna itiraz davası olup Orman Yönetimi tarafından kısmî ilân süresi içinde henüz dava konusu taşınmazlar için kadastro tutanağı düzenlenmeden dava açıldığı, arazi kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın kısmî ilân süresi içinde açılan davada davalı olduğu atlanarak davalı … adına tespit yapılmışsa da; bu tespitin hukuki anlamda bağlayıcılığının olmadığı, bu sebeple dava konusu taşınmaza ilişkin, 3402 sayılı Kanunun 27 ve 28. maddelerine göre malik hanesi açık olarak tespit tutanağı düzenlendiği kabul edilerek aynı kanunun 30/2. maddesi gereğince kadastro hakiminin gerekli incelemeyi yaptıktan sonra, kimin adına tescil edileceğine karar vermesi gerektiği, Orman Yönetimi tarafından açılan davada Hazine taraf olduğu halde dosyalar tefrik edildikten sonra Hazinenin davada taraf olarak gösterilmediği ve yokluğunda yargılama yapılarak karar verildiği açıklanarak, dava konusu taşınmazın malik hanesi açık kabul edileceğinden Hazine davaya dahil edilerek taraf teşkili oluşturulması, ondan sonra usulüne uygun şekilde orman araştırması yapılması, açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın temyize konu bölümünün orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 182 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, fen ve orman mühendisi bilirkişinin müşterek raporunda A1 ile işaretli 610,59 m² ‘lik kısmı ve A2 ile işaretli 639,74 m² ‘lik kısmının ifrazı ile 182 adanın son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fen ve orman mühendisi bilirkişinin müşterek raporunda B ile işaretli 15856,00 m² ‘lik kısmının toplamda 2 pay kabul edilerek, 1 payının ölü malik…adına ve 1 payının ölü malik … adına tarla niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca davanın kısmen reddine karar verilmiş ise de, dava konusu 182 ada 1 parsel sayılı taşınmazın komşu 182 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte dört yönünün orman vasfındaki 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile çevrili olduğu anlaşılmış olup, bu nedenle dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/s maddesinde “orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların” orman içi açıklık olduğu ve aynı Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise orman içi açıklıkların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmamakta olup, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılması da hukuken mümkün değildir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde; çekişmeli 182 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık vasfında bulunduğundan, davacı … Yönetiminin davasının kabulü ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 14.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.