YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7991
KARAR NO : 2023/9112
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Uyarlama talebinin reddine
Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükümlü müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.1990 tarihli ve 1989/131 Esas, 1990/52 Karar sayılı kararı ile; hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 497 nci maddesinin birinci fıkrası ve 59 uncu maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar 16.05.1990 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
B. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.1990 tarihli ve 1989/131 Esas, 1990/52 Karar sayılı kararına ilişkin, … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2015 tarihli 1997/1-186 ilamat sayılı yazıları ile 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni yasa gereğince uyarlama kararı verilmesi talebi üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli ek kararı ile; hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
C. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 1989/131 Esas, 1990/52 Karar sayılı ek kararının hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2017/2242 Esas, 2020/342 Karar sayılı ilâmıyla;
“Hükümlü … ve suç arkadaşı …’un 03.08.1989 günü saat 23.15 sıralarında mağdurun ticari taksisine binip … ilçesine gideceklerini söyledikleri, yolda hükümlü ve suç arkadaşının aracı durdurup mağdura bıçak çekip mağdurun ellerini bağladıkları, daha sonra mağdurun 350 TL (eski para birimi ile 350 milyon) parasını ve araç anahtarını alıp ayrıldıkları, mağdurun araç içerisindeki bıçakla bağlı olan ellerindeki ipi kesip kurtulduğu somut olayda; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 499. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c-h madde ve fıkralarında anlamını bulan “Silahla, birden fazla kişi ile birlikte, gece vakti” nitelikli yağma, aynı kanunun 109/2, 109/3-a-b maddesinde anlamını bulan “Birden fazla kişi ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarını oluşturduğu dikkate alınarak; 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca önceki ve sonraki kanun hükümleri bir bütün halinde olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçları birbiri ile karşılaştırılarak sonucuna göre, lehe yasanın saptanmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,”
Nedeniyle hükmün bozulmasına, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine karar verilmiştir
D. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/107 Esas, 2020/382 Karar sayılı kararı ile; hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 765 sayılı Kanun’un 499 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 59 uncu maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son maddesi uyarınca kazanılmış hak olarak cezanın 12 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
E. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/107 Esas, 2020/382 Karar sayılı kararının hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/21648 Esas, 2021/19455 Karar sayılı ilâmıyla;
“Hükümlü …’ın suç tarihi itibariyle eylemine uyan nitelikli yağma suçundan 765 sayılı TCK’nın 499. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi maddesiyle, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c-h, 109/2, 109/3-a-b maddelerinin; anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında ayrı ayrı ve bir bütün halinde uygulanması sonucunda, 5237 sayılı TCK’nın hükümlü yararına bir hüküm içermediği ve 765 sayılı TCK’nın açıkça hükümlü yararına olduğu dikkate alınarak, uyarlama talebinin reddi ile eski hükmün infazına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,”
Nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/3 Esas, 2022/99 Karar sayılı kararı ile; hükümlü hakkında uyarlama talebinin reddine, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.1990 tarihli ve 1989/131 Esas, 1990/52 Karar sayılı ilâmının aynen infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlü Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiği,
2. Gerekçenin eksik olduğu,
3. Zamanaşımı süresinin dolduğu,
4. Hükümlünün savunma hakkının kısıtlandığı,
5. Vesaire
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Hükümlü …’ın, temyiz dışı … ile birlikte olay günü gece vakti ticari taksi şoförlüğü yapan şikâyetçi …’ın taksisine binerek ıssız bir mahalle gelince bıçakla şikâyetçiyi tehdit edip aracı durdurdukları, şikâyetçinin ellerini iple bağladıktan sonra cebinde bulunan 350,00 TL parayı ve taksinin kontak anahtarını alarak olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır.
2. Hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 765 sayılı Kanun’un 497 nci maddesinin birinci fıkrası ve 59 uncu maddesi uyarınca kurulup temyiz edilmeden kesinleşen hükmünden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/3 Esas, 2022/99 Karar sayılı kararında hükümlü müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlü müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.