Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7994 E. 2022/9047 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7994
KARAR NO : 2022/9047
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın reddine-kabulüne dair verilen 09.03.2021 tarih ve 2021/1 E- 2021/270 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı …un keşideci, davacının avalist, dava dışı …’ın lehtar, davalının hamili olduğu 4 adet bonoya istinaden, davalının, davacı hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, davacı ile davalı arasında hiçbir alacak ilişkisi bulunmadığını, davacının takip dayanağı bonoların lehtarı olan dava dışı …’a da hiçbir borcunun bulunmadığını, bonoların lehtarının, keşidecinin kayınbabası olduğunu, bir gelinin kayınbabasına 865.000.-TL bedelli bono vermesinin hayatın olağan akışına uymadığını, bonolarda düzenleme yeri bulunmadığından, bonoların kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, davalının, bonoları lehtardan ciro yoluyla almak suretiyle hamil olduğunu, düzenleme yeri bulunmaması nedeniyle bonolar kambiyo senedi vasfını yitirdiğinden, ciro sadece kambiyo senetlerine mahsus bir devir işlemi olduğundan, davalının ciro ile yetkili hamil olamayacağından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davacının Ceyhan İcra Müdürlüğü’nün 2015/6263 esas sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının takibe konu bonoların son hamili olduğundan, takip yapma yetkisi bulunduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
İstinaf mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı, davaya konu adi senetde aval veren sıfatıyla yer aldığı, avalist olarak sorumlu tutulabilmesi için senedin kambiyo senedi vasfında bulunması gerektiği, dava konusu senetlerin kambiyo senedi vasfı taşımadığı, davacının takibe konu senetlerden dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davacının dava konusu icra dosyası bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine, ilk derece mahkemesi kararının sonucu doğru gerekçesi yanlış ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinde hata edilmiş olması yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince karar gerekçesinin düzeltilerek davalı vekilinin 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK’nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 45.267,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.