YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8414
KARAR NO : 2008/9101
KARAR TARİHİ : 15.09.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde arızanın giderilmesi ve zararın tazmini istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve tazminat davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, davalının bağımsız bölümünden sızan sularla davacının bağımsız bölümünün hasara uğradığı ileri sürülerek, su sızmasının önlenmesi ile davacının bağımsız bölümünde oluşan hasarın giderimi istenilmiştir.
Mahkemece, bozmadan sonra yapılan incelemede davalının bağımsız bölümündeki su tesisatlarının onarılıp arızanın giderilmesi karşısında su sızıntısının önlenmesi istemi konusuz kaldığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, davacının bağımsız bölümünde oluşan hasar yönünden ise davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
1-Dava konusu edilen tazminat tutarı 1.250TL’sını geçmediğinden HUMK’nun 427. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre kesinlik sınırında kalan tazminatla ilgili temyiz isteminin reddine,
2-Su sızıntısının önlenmesi davası yönünden ise; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosyada toplanan bilgi ve belgeler, özellikle bozma sonrasında dosyaya konulan ve su tesisatları tamircisi tarafından düzenlenen 17.3.2008 günlü “su tesisatı akıntısının tamirat beyanı” yazısı içeriğinden davalının bağımsız bölümünde yapılan onarım sonucu davacının bağımsız bölümüne su sızmasının önlendiği, su sızıntısının önlenmesi istemli davanın bu nedenle konusuz kaldığı, dolayısıyla davanın açılmasına davalının bağımsız bölümünün su tesisatındaki bozukluğun neden olduğu ve böylece davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği sonucuna varılarak yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesi gerekirken davacı üzerinde bırakılmış olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.