YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3566
KARAR NO : 2007/5492
KARAR TARİHİ : 31.12.2007
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda beraatine dair … İcra Mahkemesinin 23/5/2006 tarihli ve 2006/791-1501 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 20.6.2006 tarih ve 2006/637 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanığın ödeme emrinin tebliğine rağmen süresinde mal beyanında bulunmadığı, ancak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun geçici 4.maddesinde belirtilen sürede sanığın alacaklı bankaya müracaat ettiği ve müşteki vekilinin açık beyanına göre borcun yeniden yapılandırılması niteliğinde protokol düzenlenerek ödeme planı yapıldığı, şikayete konu suçun oluşumundan sonra ödeme planı yaparak protokolü imzalayan alacaklı bankanın, borçlunun mal varlığını bildiğinin kabulü gerekeceğinden bahisle beraat kararı verilmiş, keza itiraz da reddedilmiş ise de, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Davanın ve cezanın düşmesi” başlıklı 354.maddesinde, Kanun’un bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer hükmü ile 5464 sayılı Kanun’un geçici 4.maddesinin 3.fıkrasında yer alan “Kredi kartı borçlusunun bu maddenin birinci fıkrasına uygun olarak alacaklıya müracaat etmesi ve yapılan ödeme planı doğrultusunda taksit tutarlarını ödemesi şartıyla, hali hazırda yapılmış işlemler baki kalmak kaydıyla icra işlemleri durur, İcra ve İflas Kanun’unda belirtilen süreler işlemez.” düzenlemesi karşısında sanık hakkında durma kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde gerekçe ile beraatine karar verildiği dikkate alınmaksızın, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 5/6/2007 gün ve 39358 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 1/8/2007 tarih ve K.Y.B.2007/136619 sayılı tebliğnamesi ile istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun geçici 4.maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Kredi Kartı borçlusunun bu maddenin birinci fıkrasına uygun olarak alacaklıya müracaat etmesi ve yapılan ödeme planı doğrultusunda taksit tutarlarını ödemesi şartıyla, hali hazırda yapılmış işlemler baki kalmak kaydıyla icra işlemleri durur. İcra ve İflas Kanunu’nda belirtilen süreler işlemez.” hükmü ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Davanın ve cezanın düşmesi” başlıklı 354.maddesinde; “Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle birlikte ceza düşer” şeklindeki düzenlemeler gözönüne alındığında, sanık hakkında açılan davada durma kararı verilmesi gerektiği halde şikayete konu suçun oluşumundan sonra ödeme planı yaparak protokolü imzalayan alacaklı bankanın, borçlunun mal varlığını bildiğinin kabulü gerekçesiyle beraatine karar verilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname bu nedenle yerinde görüldüğünden … Ağır Ceza Mahkemesinin 20/6/2006 tarih ve 2006/637 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-c maddesi uyarınca hükümlü aleyhine sonuç doğurmayacak şekilde BOZULMASINA, “tekriri muhakeme” yasağı nedeniyle bozma kapsamı doğrultusunda borçlunun yeniden yargılamasının gerekmediğine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.