YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7957
KARAR NO : 2023/519
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
Taraflar arasındaki asıl dava ile takibin iptali ve birleşen dava ile imzaya itiraz şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile takibin davacı borçlu şirket yönünden iptaline, birleşen dava yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu şirket vekili asıl dava dilekçesinde; davacı borçlu … Giyim Ltd. Şti.’nin 02.10.2014 tarihinde ticaretten re’sen terkin edildiğini dolayısıyla ödeme emrinde borçlu olarak belirtilen davacı borçlu şirketin tüzel kişiliğinin olmadığını, alacaklı ve borçlunun icra takibinde taraf olup, taraf takip işlemlerinde yer alabilmeleri için, taraf ehliyetine sahip olmaları gerektiğini,tüzel kişiliği sona eren şirket adına ya da aleyhine icra takibi başlatılabilmesi için, ihya davası açılarak şirketin ihyasına karar verilmesi gerekli olduğunu beyanla takibin iptaline karar verilmesini, birleşen dava dilekçesinde ise şikayete konu edilen icra takibine konu edilen senedin sahte olarak düzenlendiği, davacı borçlu şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, takibe konu edilen senette borçlu olarak görünen şirkete ait kaşe bulunmadığını, diğer borçlu …’un da şirket yetkilisi olmadığını, şirket adına imza atma yetkisi bulunmadığını, şirket yetkilisinin … olduğunu belirterek icra takibine … Giyim Şirketi yönüyle imzaya ve borca itirazlarının kabulü ile davalı alacaklı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; takibe konu senedin sahte olduğu iddiasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı şirketin böyle bir borcu olmadığı yönünde yapılan iddiaya ilişkin beyanını miktar itibariyle yazılı bir delille ispatlamak zoruna olduğunu,senet altındaki imzanın kaşe üzerine atılması zorunluluğu bulunmadığını, … isimli şahsın şirket yetkilisi olduğunun açık olup borçlu olarak sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın ve borca ve imzaya itirazın reddine, davacı borçlu şirket aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı borçlu şirket olan … Giyim Kuyumculuk Turizm İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti’nin 24.11.2014 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmış olup, Ticaret Sicilinden resen terkin edilen şirketin vekili tarafından TBK 513/2 md. gereğince, dava açabilirse de davaya devam edilebilmesi için şirketin ihyasının gerektiğinin belirtildiği anlaşılmış olup davacı tarafa şirketin ihyasına ilişkin dava açması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, şirketin ihyasına ilişkin mahkeme kararının sunulmasının ardından davaya devam olunarak feshedilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin, medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti de son bulmuş olduğundan, şirketin takibin tarafı olmak ehliyeti de bulunmamakta olup ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile yapılabileceğinden, ticaret sicilinden terkin edilen borçlu şirket hakkında takipte taraf olarak gösterilmek suretiyle icra takibine başlanması ve takip işlemlerine devam edilmesi durumunda yapılan işlemler hukuken geçersiz ve yok hükmünde olacağı göz önünde bulundurularak takibin davacı borçlu şirket yönünden iptaline karar verilmiş olup, birleşen dava yönünden ise imzaya ve borca itiraz davasının, asıl davada takip iptal edilmiş olduğundan konusu kalmamakta olup ve bu dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; cevap dilekçesini tekrarla mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davalı alacaklılar vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde mahkemece görülen asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyası, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlu olarak belirtilen şirketin tüzel kişiliği olmadığı, sicilden terkin edilen şirkete karşı borçlu sıfatıyla takip yapılamayacağından takibin iptali ile birleşen dosya ile borçlu olarak gösterilen şirketin senette kaşesinin bulunmadığı, diğer borçlu …’un şirket yetkilisi olmadığı, şirket adına imza atma yetkisi bulunmadığından imzaya ve borca itirazına ilişkin olduğu anlaşılmış olup, davacı borçlu şirket olan … Giyim Kuyumculuk Turizm İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’nin 24.11.2014 tarihinde resen terkin edildiği görülmekle ilk derece mahkemesinin gerekçesinin yerinde olduğu, ticaret sicilinden terkin edilen borçlu şirket hakkında takipte taraf olarak gösterilmek suretiyle icra takibine başlanması ve takip işlemlerine devam edilmesi durumunda yapılan işlemler hukuken geçersiz ve yok hükmünde olacağı göz önünde bulundurularak takibin davacı borçlu şirket yönünden iptaline karar verilmesinin, birleşen dava yönünden ise imzaya ve borca itiraz davasının, asıl davada takip iptal edilmiş olduğundan konusu kalmamakta olup ve bu dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş olması hukuka uygun olması gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklılar vekili; cevap ve istinaf dilekçesinin tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada takibin iptaline, birleşen davada borca ve imzaya itiraz talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Ticaret Kanunu geçici 7. madde, 547. madde, Türk Borçlar Kanunu 513. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.