YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13151
KARAR NO : 2023/975
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan yargılama inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshi talebinin reddine, ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılması ile davanın reddi ile takdiren %5’i oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; ihale günü binanın dışında takip alacaklısı …’un müvekkilini tehdit ettiğini, müvekkilinin oğlu ve gelininin yanında silahını göstererek ihale salonuna girmeye çalıştığını, sonrasında silahını polis memurlarına teslim ettiğini, alacaklının ihaleye, ihale alıcısı … ile birlikte geldiğini, henüz pey sürmeye başlanmadan önce müvekkilinin oğlu ve gelinin yanına gelerek gelinine hitaben “… Abi kimsenin girmesini istemiyor” dediğini, kıymet takdir tarihinden itibaren iki sene geçtikten sonra ihalenin yapıldığını, taşınmazın gerçek değerinin çok altında satıldığını ve ihaleye sadece ihale alıcısının katıldığını, Müvekkili ile dosya alacaklarının tümüne satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkiline gönderilen satış ilanı tebliğ mazbatasında posta memurunun isim ve sicilinin yer almadığını, ayrıca haciz alacaklılarının tamamına satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı alacaklı cevap dilekçesinde, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ihale alıcısı cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının kıymet takdirine karşı süresi içerisinde açılmış bir davası söz konusu olmadığını, satış dosyasında yapılan tebligatlar usulüne uygun olup, satış ilanı da usulüne uygun yapılmış olduğunu, davacı kıymet takdirine itiraz sürelerini kaçırdığı için haksız ve kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanları kamera kayıtları ve Karabük C. Başsavcılığı’nın soruşturma dosyasının akıbeti bir arada değerlendirildiğinde; ihaleye fesat karıştırıldığına dair somut bir veriye ulaşılamadığı, ileri sürelen hususların iddia aşamasında kaldığı, ihale anında görevli polis memurunun sürekli gözetim ve denetim halinde olduğu, ihale salonuna girip çıkarak görevini usulünce yerine getirdiği, davacının tehdit edilmiş olması halinde görevli polis memuruna yahut ihaleyi gerçekleştiren satış memuruna durumu bildirme imkanı olduğu halde bu yönde bir başvurusu da bulunmadığı, davacı tarafından ileri sürelen iddialar yerinde olmadığı gerekçesiyle ihalenin feshi talebinin reddine, ihale bedelinin %10 para cezasının davacıdan alınarak hazineye irad kaydedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu istinaf başvurusunda; şikayet dilekçesindeki sebepleri tekrarla, mahkemece eksik inceleme yapıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece dava konusu ihalelerin feshi talebinin reddi kararında yasaya aykırılık olmadığı davacı vekilinin istinaf talebinin yasal dayanağı bulunmadığı; yasal düzenlemeler karşısında karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 7343 Sayılı Kanunun geçici 18/son maddesi uyarınca uygulanması gereken İİK’nın 134. maddesi 5. fıkrası 3. bendi uyarınca dosya kapsamı ve ileri sürülen fesih sebepleri ile Anayasanın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak davacı aleyhine ihale bedelinin takdiren %5’i oranında para cezasına karar verilmesi gerekirken %10’u oranında para cezasına karar verilmesi isabetli olmadığından kamu düzeninden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-b/2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın reddi ile takdiren %5’i oranında para cezasına hükmedilmek suretiyle yeniden esas hakkında;
1.Karabük İcra Hukuk Mahkemesi’nin 16.03.2022 gün ve 2021/35 E – 2022/46 K sayılı kararının kaldırılmasına,
2.Şikayetçi/borçlunun ihalenin feshi isteminin reddine, ihale bedeli olan 76.000,00 TL’nin % 5’i oranında 3.800,00 TL para cezasının şikayetçi borçludan alınarak hazineye irat kaydına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili; dava dilekçesi ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesi’nin ihalenin feshi şikayetinin reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 134. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.