YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33744
KARAR NO : 2023/4099
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun ) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası (a) bendi, 43 üncü ve 62 inci maddelerinin birinci fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, eksik incelemeyle karar verildiğine, olayda hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın alkollü vaziyette 155-156 Emniyet ve Jandarma numaralarını sürekli arayarak sinkaflı bir şekilde şikayetçi polislere hakaret ettiği, tüm dosya kapsamı, olay tutanağı ve sanık beyanı ile sabit olduğu, Yerel mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, şikayetçilerin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile olay tutanağı, sanığın kaçamaklı ikrarı karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyetine dair verilen Yerel Mahkeme kararı ve sanık hakkında yasal koşulları oluşmayan lehe hükümler talebinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılarak sanığın bozma nedeni dışındaki temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın, birden fazla şikayetçiye yönelik bir suç işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda hakaret eylemini gerçekleştirmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca arttırım uygulanmış ise de, belirlenen ceza üzerinden aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince ayrıca arttırım uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik cezaya hükmedilmesi,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürüdülüp sonuçlandırılmak üzere,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.