YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30819
KARAR NO : 2023/3799
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. …( Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemenin 12.06.2012 tarihli ve 2012/4 Esas, 2012/185 Karar sayılı karar ile sanık hakkında
1. Mağdur …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün 5271 sayılı Kanun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Katılan …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına,
3. Katılan …’a yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına,
B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile de (A) nolu bentte açıklanması geri bırakılan hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca açıklanmasına karar verilerek sanık hakkında
1. Mağdur …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62, 50 ve 52 inci maddeleri uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Katılan …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Katılan …’a yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, üzerine atılı suçları işlemediği belirterek hükümlerin bozulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde katılan …’ın evinin önünden geçerken balkonda oturan katılana hitaben “Senin ananı avradını sinkaf ederim, kızını sinkaf ederim, seni öldürürüm.” demek suretiyle hakaret ve tehdit suçunu işlediği, olay yerine gelen polis memuru mağdur …’un kendisini engellemeye çalışması üzerine, “Senin a.., dinini sinkaf ederim.” diyerek hakaret suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
1. Sanığın aşamalarda çelişkili ve kısmi ikrar içeren savunmalarda bulunduğu tespit edilmiştir.
2. Katılan ve mağdurun aşamalarda benzer beyanlarda bulundukları tespit edilmiştir.
3. Olay sırasında katılanın evinde olan tanık …, katılanın beyanı doğrulamaktadır.
4. Polis memuru olan tanık …, sanığın mağdura yönelik eylemini doğrulamaktadır.
5. Sanığın arkadaşı olan tanık …’in sanığın savunması ile çelişecek şekilde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
6. 15.08.2011 tarihli ihbar ve olay tutanağının tutulduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık çelişkili ve kısmi ikrar içeren savunması, katılanın ve mağdurların aşamalardaki benzer beyanları, tanık anlatımları, ihbar ve olay tutanağı içeriği karşısında; Yerel Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Yönlerden
1. Hükmün açıklandığı oturumda hazır olan sanığa son sözü sorulmadan karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesini üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2. … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/107 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği belirtilerek bildirimde bulunulması üzerine Yerel Mahkemece tensip zaptında bu karara da atıf yapılarak yeni esas numarasının alındığı, gerekçeli kararda ise “… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/184 esas sayılı ihbar yazısı ile sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği belirtilerek 5271 sayılı CMK’nın 231/11 maddesi uyarınca bildirimde bulunulmuş, ihbar yazısı üzerine dosya mahkememizin 2015/323 esasına kaydedilmiştir.” ve “…sanığın … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/12 esas sayılı dosyasına konu suçu 23/11/2012 tarihinde, yani 5 yıllık yasal denetim süresi içinde işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında belirlenen hükmün açıklanmasına karar verilmiş denetim süresi 13/07/2012 tarihinde başlamış, sanığın … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/323 esas sayılı dosyasına konu suçu 23/05/2014 tarihinde, yani 5 yıllık yasal denetim süresi içinde işlediği anlaşıldığından sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.” denildiği; ancak sanığın adli sicil kaydında ve UYAP’ta yapılan kontrolde sanığa ait … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/12 Esas numarası ile başlayan bir kararın bulunmadığı, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/323 Esas numarası ile başlayan kararın ise temyize incelemesine konu karar olduğu, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/107 Esas ve 2014/184 Esas numaraları ile başlayan kararların sanığa ait olduğu ve sanığın bu kararlar ile denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin anlaşılması karşısında, gerekçede hangi kararın hükmün açıklanmasına esas alındığına dair çelişkili ibarelere ve hükmün açıklanmasına esas teşkil etmeyen karara yer verilmesi,
3. Sanığın, polis memuru olan mağdura “Senin a.., dinini sinkaf ederim.” diyerek hakaret etmesi biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin (a) ve (c) fıkralarında düzenlenen kamu görevlisine görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret suçunu oluşturduğu, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ve aynı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, belirlenen temel cezada asgari hadden uzaklaşılması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
4. Sanık hakkında katılan …’a yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 inci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hükümler kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.