Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/11724 E. 2009/425 K. 02.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11724
KARAR NO : 2009/425
KARAR TARİHİ : 02.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılıp raporlar alınmış ise de, alınan raporlar hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Birinci bilirkişi kurulunun somut emsal olarak dava konusu taşınmazla karşılaştırdığı parsel davaya konu taşınmaza komşu ve değerlendirme tarihine güncellenen satış bedeli 9.095,00TL/m2 olduğu halde kamulaştırılan taşınmaza Ticaret Odası verilerinin de dikkate alındığı bildirilerek 40,00TL/m2 değer biçilmiştir. Birbirine komşu olan iki parsel arasında bu derece önemli değer farkı olamayacağı da dikkate alındığında emsal karşılaştırması yöntemi yerine genel nitelikteki ifadelere dayalı olarak değerlendirme yapıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.
İkinci bilirkişi kurulunun somut emsal olarak dava konusu taşınmazla karşılaştırdığı parsel ise 55 m2’lik bir dükkandır. Somut emsalin bulunduğu yer ve cinsi dikkate alındığında, satış işleminin zeminden çok üzerinde yer alan ticari işletmeye yönelik olduğu sonucuna ulaşılır. Emsal taşınmaz üzerindeki yapının, değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülerek zemine isabet eden bedel bulunmaya çalışılmış ise de, bu hesaplamada ticari işletmenin değerinin yer almadığı ve esasen böyle bir hesaplamanın objektif olarak yapılamayacağı kuşkusuz olduğundan, bu tür bir emsalin gerçek zemin değerine de ulaşılamayacaktır. Bu sebeple bilirkişi kurulunun emsal seçimini isabetli yaptığından sözedilemez. Emsalin özel amaçlı olmayan, özel nitelikleri bulunmayan taşınmaz satışlarından seçilmesi gerekir.
Bu hususlar dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması,
2-Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davacı İdare yararına maktu tarifeye göre avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.