Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/18697 E. 2009/15810 K. 08.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18697
KARAR NO : 2009/15810
KARAR TARİHİ : 08.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin, 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanmanın dikkate alınarak bağlanan yaşlılık aylığı iptal eden Kurum işleminin iptaline, sataşmanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, 3201 sayılı Yasa uyarınca yapılan borçlanmanın dikkate alınarak, kurumca bağlanan yaşlılık aylığının, tahsis talep tarihinde kesin dönüş yapmadığından bahisle iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile sataşmanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Dairemizin davacının borçlanma ve tahsis isteminde bulunduğu 19.08.1994 tarihinde Alman Sigorta Mercii tarafından davacıya yapılan ödemelerin malullük sigortasından mı, yoksa işsizlik-hastalık sigortasından yapılan ödemeler mi olduğunun tespit edilerek, malullük sigortasından yapılan ödeme söz konusu ise kesin dönüş koşulunun gerçekleştiğinin kabulünün gerekeceği, malulen emeklilik durumunun borçlanma tarihinden sonra gerçekleşmesi söz konusu ise, tahsis talebinin ileriye çekilerek malulen emekli olunan tarihi takip edene aybaşından geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğine ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemece, davanın kabulü ile, davalı kurumun 01.09.1994 tarihi itibarıyla, 3201 sayılı yasa gereği bağlanan aylığın kesilmesine ilişkin idari işleminin iptaline ve hak edilen aylığın ödenmesine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının Almanya’da 18.06.1969-11.04.1991 tarihleri arasında fiilen çalıştığı ve 11.04.1991 ile 13.04.1995 tarihleri arasında davacıya Alman Sigorta Mercii tarafından ödemelerde bulunulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının 19.08.1994 tahsis talep tarihi ile bu tarihten sonra 13.04.1995 tarihine kadar yapılan ödemelerin kesin dönüş olgusunun varlığının kabulüne engel nitelikte işsizlik-hastalık sigortasından yapılan ödemeler mi, yoksa kesin dönüş olgusunun varlığının kabulüne engel olmayan malullük sigortasından mı yapıldığı noktasında toplanmaktadır.
Alman Sigorta Merciinin davacıya 11.04.1991-20.06.1992 tarihleri arasında Hastalık parası, 17.08.1992-16.08.1994 tarihleri arasında işsizlik parasının ödendiği, borçlanma ve tahsis talep tarihinde hastalık ve işsizlik parası ödenmesinin söz konusu olmadığını bildirmiş olmasına göre borçlanma ve tahsis talep tarihinde kesin dönüş koşulunun gerçekleştiğinin ve 01.09.1994 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanması gerektiğinin kabulü yerindedir. Ancak 01.09.1994 aylık bağlama tarihinden sonra davacıya Alman Sigorta Mercii tarafından 05.09.1994 tarihinden 13.04.1995 tarihine kadar işsizlik parası ödendiği, 01.01.1995 tarihinden itibaren de malulen emekli olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Bu duruma göre davacının yurt dışı ilişkisinin 05.09.1994 tarihinde yeniden başladığının ve işsizlik ödemesinin son bulduğu 13.04.1995 tarihine kadar devam ettiğinin kabulü gerektiği ortadadır. Hal böyle olunca 3201 sayılı yasanın 6/B maddesi dikkate alınarak 01.09.1994-01.10.1994 ve yurt dışında işsizlik sigortasından yapılan ödemelerin son bulduğu 13.04.1995 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.1995 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının kabulü gerekirken, Alman Sigorta Mercii tarafından 05.09.1994-13.04.1995 tarihleri arasında işsizlik parası ödendiği, diğer bir deyişle 01.10.1994-.01.05.1995 tarihleri arasında kalan döneme ilişkin olarak yaşlılık aylığının kesilmesine yönelik kurum işleminin yerinde olduğu göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile Davacının 01.09.1994-01.10.1994 tarihleri arasında ve 01.05.1995 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, anılan döneme ilişkin hak edilen aylıkların ödenmesine, 01.10.1994-01.05.1995 tarihleri arasında kalan döneme yönelik davanın reddine,
2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına davacı tarafça dava açılırken yatırılan harç giderinin karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davanın kısmen kabulü nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına 500,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davanın kısmen reddi nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına 500,00-TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 65,00-TL yargılama giderinden takdiren 50,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 08.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.