Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2833 E. 2023/8471 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2833
KARAR NO : 2023/8471
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/3752 İddianame No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.12.2015 tarihli ve 2013/539 Esas, 2015/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.12.2015 tarihli ve 2013/539 Esas, 2015/395 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.12.2019 tarihli ve 2017/1480 Esas, 2019/6228 Karar sayılı kararı ile
“… II-Sanık hakkında katılan …’a karşı yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;

Soruşturma evresinde toplanan deliller suç işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenler. Kamu davasını açma veya açmama yetkisi Cumhuriyet Savcısına aittir.
İddianamede şüpheliye yüklenen suç hakkında; suç teşkil eden fiil, zamanı ve işlendiği yer konusunda açıklama gerektiği gibi olay öyküsünde isnat edilen fiilin hangi fiil olduğu açıkça anlatılmalıdır. Fiilin aynı failin diğer fiillerinden ayırt edilebilir nitelikte belirtilmesi gerekir. Failin her biri birbirinden bağımsız biri diğerinin unsuru olmayan ve ayrı ayrı suç teşkil eden fiilleri yönünden de iddianamede kamu davasının sınırları açıkça gösterilmelidir. Savcı iddianamesine göre mahkemenin suç teşkil eden hangi fiiller konusunda karar vermesi gerektiği belirsiz kalmamalıdır. Eksiklik ve yetersizlik varsa bu, yargılamada giderilmelidir.
İddianamede dava konusu yapılmak istenen suç teşkil eden eylemler ayrı ayrı açıklanıp belirlenmesi gerekir. Yani suç teşkil eden fiiller bakımından kamu davasının sınırı açıkça gösterilmelidir.
Suç teşkil eden fiil yönünden kamu davasının dışına çıkmak demek, dava olmadan karar verilmesi anlamını taşır. Böyle bir uygulamaya CMK kuralları kesin engel oluşturur. Hakim, fiilin niteliğini tayin ve takdirde iddianamedeki hukuki görüş ile bağlı değildir. Ancak bilindiği üzere, iddianamede bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez. İddianamede dava konusu yapılan ve her biri ayrı ayrı bağımsız suç teşkil eden her bir fiilin açıklanması gerekir.
Sanıkların suç oluşturan hangi eylemlerden yargılandığını bilmek hakkıdır. Bu, savunmanın
kullanılması açısından güvencedir.
5271 sayılı CMK’nin 225/1. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak, iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği, bir suçun işlenmesi anlatılırken başka bir suçtan bahsedilmesinin o suçtan açılmış bir davanın bulunduğunu göstermeyeceği dikkate alındığında, sanık … hakkında katılan …’a yönelik yağmaya teşebbüs suçundan 5271 sayılı CMK’nin 170. maddesine uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunmadığı;
Hal böyle olunca;
Öncelikle; bu yönde usulüne uygun şekilde bir kamu davasının açılması sağlanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, 2013/3752 sayılı ve 25/11/2013 günlü iddianame ile açılan kamu davasının sınırları dışına çıkılıp, ek savunma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA,”
Nedeniyle karar verilmiştir.

4. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.12.2019 tarihli ve 2017/1480 Esas, 2019/6228 Karar sayılı kararının gereği olarak mahkemenin bildirimi ile … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/8965 İddianame No.lu birleştirme talepli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılarak … Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/3 Esas numarasını aldığı anlaşılmıştır.

5. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/576 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebebi,
Teşhis işleminin usulüne uygun olarak yaptırılmadığı ve mahkemenin kabulüne göre gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
B. Sanığın temyiz isteği yalnızca hükmü temyiz etme iradesine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, yanında başa bir kişi olduğu halde olay tarihinde yolda yürüyen katılan ve arkadaşlarının yanına gelerek para istediği, mağdur S. Y.’nin omzuna elini atarak başını çekerek öne eğdiği ve mağdurun ceplerini aradıkları, mağdurun üzerinde para olmamasından dolay bir şey alamadan olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık mahkeme huzurunda mağdurun omzuna elini koyarak bir lira vermesini istediğini ikrar etmiştir.

3. Sanığın dosya kapsamı dışında kalan diğer mağdurlara yönelik eylemlerinin tamamlandığı, bu eylemlere ilişkin cezalarının kesinleştiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/576 Karar sayılı kararında, mağdurun aşamalardaki beyanlarının tutarlı olması ve sanığın atılı suçu tevilli olarak ikrar ettiği görülmekle, mağdur S.Y. sanığın kendilerinden para istediğini söylemekte, kastının sanığın savunmalarında belirtildiği üzere 1 TL paraya özgülendiğini doğrulamamaktadır. Bu nedenle sanığın teşebbüs aşamasında kalan eylemi bakımından değer azlığı veya gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından sanık müdafinin temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/576 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.