YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/399
KARAR NO : 2009/1288
KARAR TARİHİ : 17.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava ve ıslah dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 47.009,20 YTL borcun 22.408,17 YTL.sinden sorumlu olmadıklarının tespiti ve 486,57 YTL.nin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davacılar tarafından 5.9.2003 ile 27.11.2006 tarihleri arasında taksitler halinde yapılan toplam 25.086,60YTL ödemenin Borçlar Yasasının 84.maddesi hükmü uyarınca öncelikle asıl borcun ödeme tarihlerine kadar işlemiş faizinden, fazla kısmın ise asıl alacakdan düşülmesi suretiyle davacıların varsa istirdata konu alacak miktarının tespiti yerine yapılan ödemelerin önce asıl alacaktan düşülmesi suretiyle hesap yapılması,
Kabule göre de;
2-İlk bilirkişi raporunun mahkemeye verilmesinden ve tüm delillerin toplanmasından hemen sonra davacılar vekili, 18.7.2007 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçe ile davasını ıslah ettiğini belirtip 7.300YTL olarak istediği alacağı 486,17YTL’ye indirdiğini bildirmiş, davacıların bu istemi mahkemece de ıslah olarak değerlendirilip kabul edilmiştir.
HUMK’nun 83.maddesine göre iki taraftan her biri usule ilişkin olarak yaptığı işlemi tamamen veya kısmen ıslah edebilir. Oysa davacı tarafın söz konusu istemi, bir usul işlemi olmayıp maddi hukuka ilişkin kısmi feragattir. Doktrinde buna istem sonucunun daraltılması (azaltılması) da denilmektedir. Davacı tarafın istem sonucunu azaltması, davayı genişletme veya değiştirme sayılmaz. Tam veya kısmi feragat için karşı tarafın iznine ve ayrıca bunun için ıslah yoluna başvurulmasına gerek de yoktur. (Baki Kuru- Hukuk Muhakemeleri Usulü- altıncı baskı cilt IV sayfa 4048-4049) Dolayısıyla davacılar vekilinin bu isteminin, ıslah müessesinin niteliği ile bağdaşır bir yönü de bulunmamaktadır.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere mahkemece; davacılar vekilinin istemi, tüm deliller toplandıktan sonra yapılan kısmi bir feragat olarak kabul edilip, Avukatlık Yasasının 168 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddeleri uyarınca dava dilekçesindeki ilk talebi olan 7.300 YTL ile kabul edilen 486,17 YTL arasındaki fark davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hiç vekalet ücretine hükmedilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.