Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/6535 E. 2022/14166 K. 08.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6535
KARAR NO : 2022/14166
KARAR TARİHİ : 08.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, borçlu şirket ve ortakları hakkında takip başlatıldığını, borçluların mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara muvazaalı olarak devrettiklerini belirterek davalılar arasındaki muvazaalı satış işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin, davanın İİK’nun 284. maddesinde belirtilen 5 yıllık hakdüşürücü sürede açılmadığından bahisle davanın reddine ilişkin kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03/07/2018 Tarih 2017/2357 Esas 2018/6670 Karar sayılı ilamı ile dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK’nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu açık olup mahkemenin bu açıklığa rağmen İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davası olarak nitelemesinin isabetli olmadığı, 3. kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerektiği, davacının bu davadaki amacının alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamak olduğu, muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek olmadığı, davacının iddiasını kanıtlaması halinde ise iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK 283/1, 2 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerektiği, ancak bu tür davaların görülebilmesi içinde diğer dava koşularının yanında davacıların borçlulardan alacaklı olmaları yani hukuki yararlarının olması gerektiği, somut olayda dava dayanağı 2005/931 ve 2005/932 sayılı takip dosyalarındaki alacakların tahsil edildiği 2005/1104 sayılı takip dosyasında ise icranın geri bırakılması kararı verildiğinin görüldüğü, öte yandan muvazaa olgusunun tesbiti için iptali istenilen işlemin borcun doğumundan sonra yapılması gerektiğinden, mahkemece işin esasına girilerek, TBK’nun 19. maddesi koşullarının, hukuki yarar, borcun doğum tarihi ve işlem tarihi gibi hususların birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, dava dayanağı takip dosyalarındaki alacağın tahsil edildiğinden davacılar, …. San. Turz. Tarım Tic. Ltd. Şti. ve … yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davacı Ömer Aktaş yönünden borçlular hakkında hiç takibi olmadığından aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TBK’nın 19. maddesine dayalı olarak açılan iptal davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, davacı Ömer Aslantaş’ın davalı borçludan doğrudan alacağı olmamasına, Serik İcra Müdürlüğünün 2005/931 sayılı takip dosyasındaki alacağın tahsil edilmiş bulunmasına, 2005/932 sayılı dosyaya ilişkin olarak Serik İcra Mahkemesinin 02/05/2016 tarih 2016/77 Esas 2016/133 Karar sayılı ilamı ile sıra cetvelinde bu dosyaya düşen paranın alacaklıya ödenmesine karar verilmesine, kararın onanarak kesinleşmiş olmasına, davalı … tarafından …’a yapılan tasarrufların borcun doğmundan önce gerçekleşmiş bulunmasına göre davacı … ve …. San. Turz. Tarım Tic. Ltd. Şti. vekillerinin tüm … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dayanağı, Serik İcra Müdürlüğünün 2005/1104 sayılı dosyasındaki alacağın tahsil edilip edilmediği netleşmemiştir. İcranın geri bırakılmasına karar verilmiş ise de dava TBK’nın 19. maddesine dayalı olduğu için alacağın takip konusu olmadan varlığını devam ettirip ettirmediği önem taşıdığından, yapılacak iş, bu takip dosyasındaki alacağın tahsil edilip edilmediği icra müdürlüğünden sorularak, ödenmemiş ise, bu takip dosyasındaki alacak 23/03/1999 tarihinde doğmuş olduğundan, borçlu … tarafından Antalya ili, … ilçesi, … Köyü 56 ada ve 3 parsel 2 bağımsız bölümün 25/10/1999 tarihinde davalı …’e, Antalya ili, … ilçesi, … Köyü 56 ada ve 3 parsel, Blok 9, Zemin Kat ve 4 Bağımsız bölümün 25/10/1999 tarihinde davalı …’a temlikine ilişkin işlemlerin TBK’nun 19. maddesine göre iptali gerekip gerekmediği değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar … ve …. San. Turz. Tarım Tic. Ltd. Şti. vekillerinin tüm, … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılar … ve …. San. Turz. Tarım Tic. Ltd. Şti.’den alınmasına 08/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.