Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6695 E. 2008/6745 K. 27.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6695
KARAR NO : 2008/6745
KARAR TARİHİ : 27.10.2008

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Mal beyanında bulunmamak suçundan borçlu …’ın yapılan yargılaması sonucunda adı geçen hakkında çıkartılan ödeme emrinin Tebligat Kanunu’nun hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmediği bu nedenle üzerine atılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddede düzenlenen mal beyanında bulunmamak suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediğinden bahisle disiplin hapsi cezası verilmesine yer olmadığına dair, Torbalı İcra Mahkemesinin 27/09/2006 tarihli ve 2006/576-527 sayılı kararına vaki itiraz üzerine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/10/2006 tarihli ve 2006/67 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; Torbalı İcra Müdürlüğünün 2006/1265 sayılı dosyasında çıkarılan ödeme emrinin, muhatap yerine neden aile efradına tebligat yapıldığı belirtilmeden tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında usulune uygun olmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.06.2008 giin ve 35452 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 16.07.2008 gün ve K.Y.B.2008/138628 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi “kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmünü içermektedir. Diğer taraftan Tebligat Tüzüğünün konuyla ilgili 22.maddesi de benzer hükmü içermektedir. Gerek Tebligat Kanunu’nun 16.maddesinde, gerekse Tebligat Tüzüğünün 22.maddesinde tebligatın muhatap yerine neden aile efradına yapıldığının tebliğ tutanağına yazılması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Borçlu hakkında başlatılan icra takibinde ödeme emrinin 07.06.2006 tarihinde muhatap yerine “birlikte daimi yaşayan muhatabın annesi Cemile Aylin’e yapıldığı” dikkate alındığında muhatabın adreste neden bulunmadığının araştırılması da gerekmeyecektir. Hal böyle olunca borçluya yapılan tebligat usulüne uygun olup, itiraz mercii Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır,
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının düzenlediği tebliğname ile talep edilen kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemekle REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.