YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15883
KARAR NO : 2022/21475
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki …’e yönelik olarak işlendiği iddia olunan hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık … hakkında Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2021 tarihli ve 2020/802 Esas – 2021/373 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkumiyet hükümlerinin sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 07/11/2022 tarihli ve 2022/8933 E., 2022/18343 K. sayılı ilam ile sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün ONANMASINA, hırsızlık suçundan kurulan hükmün ise “5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması” şeklindeki gerekçeyle BOZULMASINA karar verildiği; Dairemizce iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen bu onama kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2022 tarihli ve 2-2021/85015 sayılı itirazında “Sanığa isnat edilen ve TCK’nun 142/2-h, 143 maddesinde öngörülen hırsızlık suçunun cezasının alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14/10/2021 gün ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararına göre de; 5271 sayılı CMK’nun 150/3 maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiği, sanığa mahkeme tarafından müdafii atanmadığından savunma haklarının kısıtlandığı ve hükmün bozulması gerektiği aşikardır.
Ancak Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesi bu usul hükmü yönünden yalnızca hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünü bozmuş, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkumiyet hükmünü ise onamıştır.
Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesi ise benzer olaylarda;
24/01/2022 gün ve 2021/4754 Esas, 2022/540 Karar, 17/01/2022 gün ve 2021/5152 Esas, 2022/74 Karar, 15/02/2022 gün ve 2021/5391 Esas, 2022/1675 Karar, 16/02/2022 gün ve 2021/5594 Esas, 2022/1756 Karar, 27/01/2022 gün ve 2021/5885 Esas, 2022/960 Karar, 11/05/2022 gün ve 2022/2475 Esas, 2022/6874 Karar ve benzeri kararlarında;
“28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada savunmalarının alınarak aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen tüm hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA,” gerekçesiyle hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen tüm hükümleri bozmaktadır.
Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesi ile Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin aynı konuya ilişkin içtihat farklılıklarını gidermek amacıyla Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesinin sanık hakkındaki işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan onama ilamına karşı hükmün hırsızlık suçundaki gibi “5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62.maddesi ile yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürülüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngürülen suçun gerektirdiği, cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli 2021/35 Esas ve 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,” gerekçesiyle bozulması gerektiği düşüncesiyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle İTİRAZ KANUN yoluna başvurması üzerine, dosya Dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2022 tarihli ve KD – 2-2021/85015 sayılı itirazının KABULÜNE,
Dairemizin 07/11/2022 tarihli ve 2022/8933 E., 2022/18343 K. sayılı iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden verilen onama kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen suçlardan TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve sanığa yüklenen diğer suç olan iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği iddia olunarak anılan suçlardan birlikte dava açıldığından savunmanın bölünmezliği ilkesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı da dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden de sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.