YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1971
KARAR NO : 2009/8708
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde projeye aykırı değişikliğin eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece dava konusuz kaldığından karar verilmesine gerek olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kat malikinin bağımsız bölümünün balkonunu alüminyum doğramalı camekan ile kapattığını ileri sürerek projeye uygun hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın devamı sırasında camekanın kaldırılıp yerine panjur yaptırıldığı, camekan yerine yaptırılan panjurun Kat Mülkiyeti Yasasına aykırı bulunmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine gerek olmadığı yolunda hüküm kurulmuştur.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin ikinci fıkrasında kat maliklerinden birisinin, bütün kat maliklerinin beşte dördünün rızası olmadıkça, anataşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yaptıramayacağı öngörülmüştür.
Yargıtay uygulamalarında, güneş ve rüzgardan korunulması bakımından zorunlu bir ihtiyaç olarak görüldüğünden, salt bu ihtiyaç için olmak üzere balkon ve pencerelerde panjur yapılmasının, bina ile bütünleşen sabit bir tesis niteliğinde olmaması ve basit sistemde, binada hasar yapmadan kolaylıkla sökülebilen bir güneşlik özelliğinde olması koşulu ile Kat Mülkiyeti Yasasına aykırılık oluşturmayacağı ilkesi benimsenmiştir. Belirtilen nitelikteki bir panjurun balkon veya pencerelere yapılmış olması, anayapının dış görünümünü (estetiğini) bozmadığı (diğer bağımsız bölümlerin dağ, orman deniz vb. gibi özel bir manzarasını kapatmadığı) sürece ortak yerlere müdahale niteliği taşımaz. Ancak, balkon ve pencere ile bütünleşecek şekilde sabit bağlantılı olarak kurulan, imal edildiği malzemesinden yapılmış kasa ve çerçevelerin içerisine oturtulup, bunların içinde aşağı-yukarı hareket ederek üst kısımda (çerçevesi yerinde sabit kalarak) katlanıp toplanabilen, gerektiğinde ileri doğru çerçevesiyle birlikte hareket edebilen
ve benzeri yapıda olduğu takdirde, panjur, ortak yere müdahale oluşturan sabit tesis niteliğinde kabul edilmelidir. Özellikle balkonlarda, kapalı mekan oluşturmak amacıyla, balkonun belirleyici unsurlarından olan korkuluğun (duvar, parmaklık vs.) sökülmek yada üzeri kapatılmak ve de köşelere yukarıdan aşağıya iki yanlı geniş şerit veya çerçeve koymak suretiyle balkon özelliğini kaybettirecek şekilde kurulan panjurların, binanın estetiğini de bozan, yasaya ve projeye aykırılık teşkil eden sabit bir tesis olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan fotoğraflı ve krokiye bağlanmış ayrıntılı raporda, davalıya ait 6 numaralı bağımsız bölümün balkonunun yukarıda belirtilen ilke ve hususlara aykırı biçimde panjurla kapatıldığı saptanmış olduğundan, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.