Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2328 E. 2023/9000 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2328
KARAR NO : 2023/9000
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2015 tarihli ve 2015/180 nolu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. Yapılan yargılama sonucu … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/38 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/38 Esas, 2015/33 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 26.02.2020 tarihli ve 2017/1053 Esas, 2020/876 Karar sayılı ilâmıyla;
”Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
20.11.2013 günü saat 04.30 sularında, … ilçesindeki bir eğlence merkezinde eğlenen yakınan …’nın yanına yaklaşan sanık …’nın ‘…’i tanıyor musun’ diye sorup, aldığı olumsuz cevap üzerine ayrıldığı, bir müddet eğlendikten sonra dışarı çıkan yakınanın yanına tekrar yaklaşan sanığın ‘…’i nasıl tanımazsın’ deyip, cebinden çıkardığı bıçakla yakınanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralayıp, yakınanın üzerindeki cep telefonunu aldıktan sonra kaçtığı olayda;
1-Katılanın anlatımları, olay tutanağı, tüm dosya içeriğine göre; 20/11/2013 tarihinde, suçun işlendiği … ilçesinde güneşin saat 06.54’te doğduğu ve yağma eyleminin katılana karşı, silahla ve gece vakti saat 04.30 sularında gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında, TCK’nın 149/1 inci maddesinin (a) bendinin yanı sıra (h) bendi ile de uygulama yapılıp, aynı kanunun 61 inci maddesine göre temel ceza tayini gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yağma suçunun işlenmesi sırasında, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmemesi halinde, ayrıca kasten yaralama suçundan hüküm kurulamayacağı; olay sırasında hayati tehlike geçirmeyecek, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan katılana yönelik kasten yaralama eyleminin, yağma suçunun unsuru niteliğinde olduğu gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Sanık … hakkında TCK’nın 58 inci maddesi ile uygulama yapılırken, sanık Selçuk Şensoy’a ait adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet hükmünün esas alınması,
4-TCK’nın 53 üncü maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
5-Kabule göre de; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 86/2 nci maddesince tayin olunan 6 aylık hapis cezasının aynı Kanunun 86/3-e maddesi uyarınca cezasından 1/2 oranında artırım yapılırken, hesap hatası sonucunda 9 ay yerine, 12 ay hapis cezasına hükmolunarak fazla ceza tayini,”
Nedeniyle bozulmasına ve ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/124 Esas, 2020/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a,h, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hak teşkil ettiğinden neticeden 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.03.2022 tarihli ve 2021/89905 sayılı, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddi görüşlü Tebligname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi;
Hükmü temyiz etme iradesinden ibaret ve Vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın olay günü saat 04.30 sıralarında … İlçesi … Sokakta bulunan Clup … isimli barda bulunduğu esnada sanığın yanına gelerek “…i tanıyor musun?” diye sorduğu, katılanın tanımadığını belirttiği, daha sonra katılanın bardan dışarıya çıktığında sanığın yanına gelerek “Nasıl …’i tanımazsın?” diyerek bıçak çekip müştekiyi bıçaklamaya başladığı, akabinde montunun cebinde bulunan İphone marka cep telefonunu alarak olay yerinden kaçtığı, müştekinin bıçaklanma sonucu hayati tehlike geçirmeyecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Soruşturmada görevli kolluk personelini dava konusu olayı sanık …’nın gerçekleştirdiği bilgine ulaştığınca sanığın sabıkalılar albümünden elde ettikleri fotoğrafını katılana gösterdikleri ve katılanın sanığı kesin ve net bir şekilde teşhis ettiğine dair 23.11.2013 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı dosyada mevcuttur.

3. Katılanın basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaralandığına dair 07.03.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu dosya içerisinde mevcuttur.

4. Dosya içerisinde yer alan (TİB) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kayıtları incelendiğinde; katılanın cep telefonunun olay saatinden sonra katılana ait hatla kullanılmadığı anlaşılmıştır.

5. Katılan, kovuşturma aşamasında alınan beyanında sanığı daha önce teşhis ettiğini ifade etmiştir.

6. Sanık aşamalardaki savunmalarında; olay günü Clup … isimli bara gittiğini, katılana bıçak salladığını, ancak cep telefonunu almadığını söyleyerek suçlamayı kabul etmemiştir.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemine ilişkin olarak Mahkemece kurulan ilk hüküm tarihinin, 08.12.2015 tarihi olduğu ve söz konusu tarihin, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçirilmesiyle 5271 sayılı Kanun’un temyize ilişkin hükümlerinin yürürlük tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce olduğu ve mezkûr kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemiz tarafından incelenerek 26.02.2020 tarihli ve 2017/1053 Esas, 2020/876 Karar sayılım ilâmıyla bozulmasına karar verildiği, bu itibarla sanık hakkındaki ilk hükmün kesinlesmedigi, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci cümlesinde yer verilen;
“Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı Ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kurulus, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve baslama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinlesinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, besinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır.”
Şeklinde düzenlemenin bulunduğu belinlenmiştir.

2. Bu açıklamalar ışığında, incelemeye konu hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası geregi 1412 sayılı Kanun’un temyiz hükümlerine tabi oldugu, 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesi de dâhil olmak üzere temyize ilişkin hükümlerinin inceleme konusu dava dosyası açısından uygulama alanının bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği ve Vesaire Yönünden
1. Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerlee … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/124 Esas, 2020/241 sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden gerekçe bölümünün B paragrafı 1 numaralı bentte açıklanan eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebligname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.