YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6194
KARAR NO : 2009/8824
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava ve birleşen dava dilekçesinde, 27.640 YTL eğitim ve öğretim alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Tebligat Yasasının 21. ve Tüzüğün 28’inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan Tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30 uncu maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir.
Aynı Yasanın 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi ise, muhataba daha önce aynı adreste yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlıdır.
Somut olayda dava dilekçesinin davalı kefil …’a tebliği Tebligat Yasasının 21. maddesine göre yapılmış ancak tebligat mazbatasında muhatabın adresinde bulunamadığı tespit edilmiş fakat bu bilgiyi veren kişinin imzası alınmadığı gibi bu durumun haber verildiği komşunun ismi yazılmamış ve imzası da alınmamıştır. Mahkeme kararı ile davacı-birleşen davanın davacısı vekilinin temyiz dilekçesi ise Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yapılmıştır. Bu durum karşısında Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile adı geçen davalı adına yapılan tebligatlar geçersizdir.
Buna göre mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutularak mahkeme kararının ve davacı-birleşen davanın davacısının temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, temyiz süresinin beklenmesi ve ondan sonra inceleme yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 20.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.