YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/274
KARAR NO : 2023/11962
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi (iki kez) ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 3.000,00 Türk lirası ve 1.750,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/203 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2023 gün ve 2022/142652 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142652 sayılı Kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1.Kasten yaralama suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında kasten yaralamaya teşebbüs ettiği iddiasıyla 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 35 inci maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 226 ncı maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince “kasten yaralama” suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2. Hakaret suçu yönünden yapılan incelemede;
Somut olayda mağdur …’ün … Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 01.03.2016 tarihli duruşmasında şikâyetçi olmadığını beyan etmesi ve sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanın da bulunmaması karşısında, sanık hakkında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince, şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ceza tayin olunmasında,
İsabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
1. Mahkeme kararının delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında; “Olayın hangi tarafın haksız eylemi ile başladığının tespit edilememesi durumunda sanıklar lehine değerlendirilmesinin gerekli olduğu…” şeklindeki açıklamaya yer verilerek sanık hakkında tesis olunan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanacağına ilişkin kanaat açıklandığı halde, hüküm fıkrasında belirlenen ceza miktarları üzerinden haksız tahrik hükümlerinin uygulamasına yer verilemeyerek hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye yol açıldığı anlaşılmıştır.
2. İnceleme konusu hükümler hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine,
Oy birliğiyle, 21.02.2023 tarihinde karar verildi.