YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1891
KARAR NO : 2023/798
KARAR TARİHİ : 03.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : … Büyükbaş
Nitelikli hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddenin birinci fıkra (b) bendi, 152 nci maddenin birinci fıkra (a) bendi, 31 nci maddenin ikinci fıkra ve 62 nci maddesi (2 kez) uyarınca 10 ay hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddenin birinci fıkra (d) bendi gereğince 50 ağaç dikme seçenek yaptırımına çevrilmesine dair Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin 23.07.2013 tarihli ve 2009/120 Esas, 2010/365 Karar sayılı ek kararının kesinleşmesini müteakip, Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapalı ceza infaz kurumu olması nedeniyle hükümlünün dışarı çıkartılıp
tedbirin yerine getirilmesinin mümkün olmadığının, hükümlünün kurumda devam eden tamirat, tadilat ve onarım işlerinde ücretsiz olarak çalıştırıldığına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 22.11.2021 tarihli ve 2021/3830 sayılı kararı akabinde, Bitlis Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce hükümlünün elinde olmayan nedenlerle tedbirin yerine getirilemediği gerekçesiyle tedbirin değiştirilmesi, kaldırılması veya uygun başka bir karar verilmesi için İnfaz Hâkimliğinden talepte bulunması üzerine, talebin kabulü ile seçenek tedbirin kaldırılmasına ilişkin Bitlis İnfaz Hâkimliğinin 14.01.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararına karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/79 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak,
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli ve 94660652-105-13-8950-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve 2022/158189 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve 2022/158189 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 50 ağaç dikme seçenek yaptırımına çevrilmesi tedbirinin, Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yerine getirilmesinin mümkün olmadığının, anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 22.11.2021 tarihli ve 2021/3830 sayılı kararıyla hükümlünün kurumda devam eden tamirat, tadilat ve onarım işlerinde ücretsiz olarak çalıştırıldığının belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, kurumda tedbirin yerine getirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle suça sürüklenen çocuk tarafından söz konusu tedbirin yerine getirilemediği nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci. maddesinin birinci fıkrasında yazılı diğer seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.”
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlıklı 50 nci maddesinin konu ile ilgili (1), (3), (5), (6) ve (7) nci fıkraları;
“ (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.
……
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
…..
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında ise çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır şeklinde düzenleme yapılmıştır.
4. Her ne kadar 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin altıncı fıkrasında seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin altıncı fıkrasının çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.02.2014 tarihli ve 789 Esas, 56 Karar sayılı kararında, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin altıncı fıkrasının yalnızca yetişkin sanıklarla ilgili bir düzenleme olduğu çocuk sanıklarla ilgili olarak uygulama imkanı olmadığı, seçenek tedbirin gereklerini yerine getirmeyen çocuk sanık hakkında 50 nci maddenin altıncı fıkrası uyarınca hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verilmeyerek, adli para cezasına çevirmede dahil olmak üzere, 50 nci maddenin birinci fıkrasında yer alan diğer seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
6. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan seçenek tedbire çevrilen, ancak seçenek tedbirin gereklerini yerine getirmeyen çocuk sanık hakkında, 50 nci maddenin birinci fıkrasında yer alan diğer seçenek yaptırımlardan birisine hükmedilmesi gerektiği halde seçenek tedbirin kaldırılmasına dair verilen karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.03.2022 tarihli ve 2022/79 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2023 tarihinde karar verildi.