Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6608 E. 2022/8508 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6608
KARAR NO : 2022/8508
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.12.2019 tarih ve 2019/375 E. – 2019/599 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket yetkilisi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile 09/02/2006 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye konu lazer cihazının diğer davalı şirket aracılığıyla 27/07/2006 tarihinde teslim alındığını, teslim aldıktan 10 gün sonra cihazın işlem yapamayacak şekilde arızalandığını, yetkili servisin müdahale ettiğini, arızanın tekrarladığını, cihazın sürekli arıza yapması nedeniyle 24/08/2006 tarihli ihtarname ile durumun davalı bankaya bildirildiğini, 19/10/2006 tarihinde davalı şirket tarafından düzenlenen teknik raporla arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanma ihtimali olduğunun belirtildiğini, davalı bankanın sigorta işlemlerini eksik yaptırdığını ve zararın doğmasına sebep olduğunu, cihazdaki arızanın dışarıdan müdahale ile oluşabilecek nitelikte olmayıp cihazın iç aksamından kaynaklandığını, söz konusu cihaz ile sağlık hizmeti sunulduğunu, müvekkilinin kazanç kaybı olduğunu, mahkeme vasıtasıyla tespit yapıldığını ve cihazın ayıplı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek cihaz bedelinin ve kazanç kaybının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı sonraki tarihli dilekçesi ile davalı bankaya karşı davasından feragat etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının süresinde ayıp ihbarı yapmadığını, cihazın tesliminden iki ay sonra 15/09/2006 tarihinde cihazda ses artışı, enerji çıkışında düşmeler, el biriminde aşırı ısınma şikayeti ile teknik servis istediğini, inceleme sonucu arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini, arızalı parçaların teknik servis tarafından değiştirildiğini, ayrıca 6 aylık zamanaşımı süresinin de dolduğunu, davacı firmanın cihazı uzun süre bekletip hatalı kullanarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, teknik raporlar makinedeki ayıbın gizli olduğu ve cihazın bu haliyle kullanılamayacağını bildirdiği, ihbarın süresinde yapıldığı, davacı vekilinin 19/11/2012 tarihli dilekçesinde talebinin 67.000,00 TL’sinin mal bedeli, 10.500,00 TL’sinin kazanç kaybı olduğunu belirttiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 67.000,00 TL mal bedelinin dava tarihi olan 31.07.2007 tarihinden itibaren % 27 ve değişen oranlarda avans faizi ile; 856,00 TL kazanç kaybının ise dava tarihi 31.07.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz yürütülerek davalı … Ltd Şti ‘den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, uyuşmazlık konusu makinenin davacı tarafından davalı … Ltd Şti ‘ye iadesine, davalı … Bank A.Ş. aleyhine açılan davada feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Kararı, davacı şirket yetkilisi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, satıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanan alacak ve tazminat talebine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacı şirketin re’sen sicilden terkin edildiği anlaşılmış olup, bu durum karşısında davacı şirketin ihyası gerekmektedir. 6100 sayılı HMK 114/1-d gereği taraf sıfatı dava şartı olup, Dairemizce verilen geri çevirme kararında da bu hususa ilişkin istemde bulunulmuş ise de, mahkemece taraf sıfatı kalmayan davacı şirket hakkında anılan istem karşılanmaksızın yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması doğru olmamış, kararın re’sen yazılı gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, terkin edilmiş davacı şirketin eski temsilcisinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle terkin edilmiş davacı şirketin eski temsilcisinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.