Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/715 E. 2008/523 K. 28.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/715
KARAR NO : 2008/523
KARAR TARİHİ : 28.01.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava ve ıslah dilekçesinde, 26.599.722.573 TL eğitim ve öğretim giderinin sarf tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının Yüksek Öğretim Kurumu Yasasının 35. maddesi gereğince lisansüstü eğitim yapmak üzere geçici olarak İstanbul Üniversitesine aktarıldığını, ancak mecburi hizmetini yerine getirmeden görevinden istifa ettiğini, eğitime başlarken verilen yüklenme senedi gereğince sorumlu olduğunu, adına yapılan 24.536.408.994 TL’nin davalı asıl ve kefillerden 1.3.1990 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Mahkemece, yurt içi aylıklarının istenildiği, Sayıştay Genel Kurulunun 17.09.2001 tarih ve 4995/4 sayılı kararı ve Yargıtay kararları doğrultusunda ödenmesi öngörülen aylığın yurtdışı aylıkları olduğu, davalının sorumlu olacağı kısmın eğitim ve öğretim için yapılan masraflar olduğu, maaş ödemelerinin bunun dışında kaldığı, ayrıca 5535 Sayılı Yasada değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerle özellikle … … tarafından verilen taahhütname gereğince sorumluluğun belirleneceği kaçınılmazdır. Taahhütnamenin incelenmesi neticesi 1. maddesinde “kendi isteğimle yüksek lisans ve doktora öğrenimimi bıraktığım”, 7. maddesi ise “…tarafıma yapmış tüm ödemeleri ve bütün masrafların her biri için tediye ve sarf tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecek ve tahakkuk tarihindeki mevzuata uygulanan en yüksek faiz oranı ve buna bağlı kanuni ödemelerle birlikte …nakten ve defaten tediye edeceğim…” şeklinde tahhütte bulunmuştur. Davalı, sözü edilen bu yüklenme senedinin hata, hile veya zorla kendisine imza ettirildiğini ileri sürmemiştir. Davalının serbest iradesi ile davacı üniversiteye böyle bir taahhütname (yüklenme senedi) vermesini yasaklayan yasal bir düzenleme olmadığı gibi, lisansüstü eğitimi yapması için kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. O halde bu taahhütname davalıyı bağlar niteliktedir. Davada davacı kurum, taahhüt kapsamında yapılan harcamaların tahsilini istemekte, bunun dışında bir istemi bulunmamaktadır. Ortada davalı tarafından verilen taahhüdü geçersiz kılan bir durum da söz konusu olmadığına göre, mahkemece, taahhütname kapsamı doğrultusunda işlem yapılması ve istenen tazminatın bu doğrultuda hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir.
Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin 5535 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Yükseköğretim Yasasına eklenen geçici 53. maddesinde “üniversiteye veya başka bir kamu kurumuna dönmek istemeyenlerden mecburi hizmet karşılığı olarak, hizmetleri karşılığında aldıkları yurt içi maaşlar talep edilemez. Bu maaşlar haricinde eğitimleri için yapılan diğer ödemeler talep edilir” denilmektedir. Dava konusu olayda davalıların vermiş oldukları taahhütname gereğince sorumlu oldukları fakat eylemin dava açılmasından sonra yürürlüğe giren “5535 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasa” kapsamında kaldığı anlaşıldığından mahkemece “konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına” hükmedilip mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin ise davanın açılmasına sebep olan davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeler ile davanın reddine hükmedilip mahkeme masrafları ile vekalet ücretinden davacı idarenin sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.