YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3915
KARAR NO : 2006/9061
KARAR TARİHİ : 13.12.2006
T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 157 parsel sayılı 8000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzi çalışmalarında taşınmaz yönünden ne gibi işlem yapıldığı anlaşılamadığından davacı hazine adına tesbit edilmiştir. Davalının irsen intikal kazandırıcı zamanaşımı zilyetliklerine dayanan itirazı tapulama komisyonunda kabul edilerek 1/2’şer paylı olarak … , … adlarına tescil edilmiştir. Hazine herhangi bir sebep göstermeden komisyon kararının iptali için dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalı mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş ,hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz hazine adına tesbit edilmiş, … ve … itirazlarının kabulü üzerine komisyonca ½ payının … , ½ payının … adlarına tesbitine karar verilmiş davacı hazine süresinde açtığı dava ile komisyon kararının iptali ile taşınmazın hazine adına tescilini istemiştir. Tesbit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık, davalılar yararına 3402 sayılı kadastro yasasının 14. maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşularının oluşup olmadığı yönünden toplanmaktadır. Taşınmazın öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Tapusuz bir taşınmazın zilyedi adına tesciline karar verilebilmesi için öncelikle taşınmazın
özel mülkiyet konu yerlerden olması zilyedin zilyetliğinin aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşması maddi olaylardan sayılan zilyetliğin ve sürdürülüş biçiminin de tanık ve diğer delilerle kanıtlanması gerekir. … teknisyenince düzenlenen raporda taşınmazın kısmen çayır kısmen tarla olup mera olmadığı bildirilmiştir. Yerel bilirkişiler taşınmazın 1940 yıllarından beri davalıların elinde gördüğünü söylemekle yetinmiş, Tesbit bilirkişilerinin bilgisine başvurulmamış tanık dinlenmesi yoluna gidilmemiş, ayrıca komisyonca yapılan tahkikat sırasında uygulanan vergi kayıtlarının uygulaması da yapılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, taraflardan taşınmazı ve öncesini bilen yaşlı tanıklar göstermeleri istenmeli, taşınmazın bulunduğu yöre ve mevkii ile ilgili mera tahsis kararı olup olmadığı mercileri nezdinde araştırılmalı, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile tüm tesbit bilirkişileri ve tarafların gösterecekleri tanıklar huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi aracılığıyla dosyaya getirtilen 1937 tarih 10 tahrir numaralı 2 hektar yüzölçümlü ve 1955 tarihli 134-1/10 tahrir nolu 55 dönüm yüzölçümlü vergi kayıtlarının ve olduğunda mera tahsis haritasının uygulaması yapılarak taşınmaza uyup uymadığı yada taşınmazı kapsayıp kapsamadıkları kesin olarak saptanmalı, yerel bilirkişi tarafından bilinmeyen sınırlar olduğunda tanık bilgisine başvurulmalı söz konusu vergi kayıtlarının kadastro sırasında herhangi bir parsele yada parsellere revizyon görüp görmedikleri özel idare ve kadastro müdürlüklerinden sorulup olduğundan tutanakları getirtilmeli, kayıtların uyması halinde davalıların kayıt malikleri ile akti yada irsi ilişkisinin ne olduğu bilirkişi ve tanıklardan sorulup açıklığa kavuşturulmalı, ayrıca bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mera olup olmadığı, değil ise kim yada kimlerden kaldığı, davalıların ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, itirazlı olduğu anlaşılan 156 nolu parselle ilgili davada da davalıların taraf bulunması halinde davaların birleştirilerek görülmesi gerekip gerekmeyeceğinin karar yerinde tartışılması yapılmalı, taşınmazın öncesinin mera olması halinde kamu orta malı niteliğindeki bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, gerektiğinde davalılar adına
belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz tesbit yada tescil edilip edilmediği mercileri nezdinde araştırılıp varsa tutanakların onaylı örnekleri istenmeli, yine taşınmazın sulu yada kuru arazi olup olmadığı üzerinde durulmalı, … teknisyeninin raporu ile yetinilmeyerek … mühendisi bilirkişiden taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, işleniş tarzı ve süresi öncesinin mera olup olmadığı konularında teknik verilerek dayalı gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisine vergi kayıtlarının da uygulamasını gösterir raporlu kroki düzenlettirilmeli ,ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delileri birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 13.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.