Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8196 E. 2023/800 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8196
KARAR NO : 2023/800
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2954 E., 2022/1348 K.
DAVA TARİHİ : 22.06.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/534 E., 2020/1369 K.

Taraflar arasındaki borçlunun emekli maaşına konulan haczin kaldırılması şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, haczin kaldırılmasına, borçlunun emekli maaşından yapılan ve halen dosyada bulunup reddiyatı yapılmayan kesintilerin borçluya iadesine karar verilmiştir.

Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; 5510 sayılı Yasa’nın 93. maddesi gereğince emekli maaşına haciz konulamayacağını ileri sürerek haczin kaldırılmasını, kesintilerin iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı/alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun emekli sandığından almakta olduğu maaşına haciz için 28.12.2005 tarihinde müzekkere yazıldığını ve haciz talebinin 3. sıraya alındığını, borçlunun o tarihten itibaren hacze hiçbir itirazının olmadığını, daha sonra SGK’lı olarak çalıştığı özel işyerine maaş haczi müzekkeresi yazıldığını oradan da bir kısım kesintinin dosyaya yapıldığını, borçlunun daha sonra kötü niyetli olarak muvafakati olmadığı gerekçesiyle huzurdaki davayı açtığını, borçlunun kötü niyetli olduğunu aradan geçen bunca zamana kadar borcunu ödemediği gibi kesintilere yönelik hiçbir itirazının da olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 07.04.2008 tarih ve 5754 sayılı yasanın 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı yasanın 93. maddesinin 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girdiği, anılan yasa hükmünün emekli sandığından alınmakta olan emekli maaşlarını da kapsadığı, 5510 Sayılı Kanunun 93. maddesindeki bu düzenleme kamu düzeni ile ilgili olup haczedilmezlik şikayetinin de herhangi bir süreye tabi bulunmadığı,yasanın yürürlüğe girmesinden önce 25.11.2005 tarihinde borçlunun emekli sandığından almakta olduğu emekli maaşına haciz konulmuş, açıklanan yasa hükümleri ve Yargıtay uygulaması dikkate alındığında davacının emekli maaşı üzerine bu takip dosyasından konmuş haczin şikayet tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı yasanın 93. maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği gerekçesi ile şikayetin kabulüne, haczin kaldırılmasına, borçlunun emekli maaşından yapılan ve halen dosyada bulunup reddiyatı yapılmayan kesintilerin borçluya iadesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; borçlunun maaşına 28.12.2005 tarihinde haciz konulduğunu, belirtilen tarihte emekli maaşının haczine engel yasal düzenleme bulunmadığını, borçlu tarafından bu tarihe kadar haczin kaldırılması için talepte bulunmadığını, kötü niyetli olarak muvafakati olmadığı gerekçesi ile huzurdaki davayı açtığını, aradan geçen bunca zamana karşı borcunu ödemediği gibi kesintilere de herhangi bir itirazı olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.11.2005 tarihinde emekli maaşına haciz konulduğu, 5510 Sayılı yasanın 93. maddesinin 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiği, borçlunun emekli maaşının haczi konusunda her hangi bir muvafakati bulunmadığından mahkemece verilen karar yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet ve çiftçilik nedeniyle haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 82 inci madde, 5510 Sayılı yasanın 93 üncü madde hükümleri.

3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalı/alacaklı TMSF’nin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- HMK’nın 332. maddesi uyarınca yargılama giderlerine, bu kapsamda harca ilişkin hususlarda mahkemece re’sen karar verilir.
Karar-ilam harcı harçtan muaf olmamak koşulu ile davayı kaybeden tarafa yükletilmesi gereken bir harç türü olup, diğer yargılama giderlerine katılarak kabul/redde göre oranlanamaz.
Davanın kısmen kabulü halinde dahi harçtan muaf olan davacıya harç yükletilemez.
Davalının harçtan muaf olması halinde harca hükmedilemeyeceği gibi, davacının yatırdığı tüm harçların karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi tarafından harçtan muaf olan davalı TMSF’nin harçtan muaf olduğu gözetilmeden peşin harcın mahsubu ile harç masraflarının davalı TMSF’ye yükletilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun gözden kaçırılması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

A- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 28.04.2022 tarih ve 2021/2954 E. 2022/1348 K. sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

B- İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 26.11.2020 tarih ve 2020/534 E.2020/1369 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin 2. paragrafı ile yargılama giderlerine ilişkin 3. paragrafının çıkartılarak, yerlerine;
” – Davalı harçtan muaf olduğundan harca hükmedilmesine yer olmadığına,
-Davacının yatırdığı tüm harçların karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,
-Davacının yaptığı 26,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” paragraflarının yazılmasına,

İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz eden harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.