Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7858 E. 2023/471 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7858
KARAR NO : 2023/471
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2094 E., 2022/572 K.
DAVA TARİHİ : 03.10.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 5. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/668 E., 2020/448 K.

Taraflar arasındaki haczin kaldırılması istemli icra memur muamelesini şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi 3. kişi icra mahkemesine başvurusunda; mülkiyeti kendilerine ait taşınmaza 05.09.2018 tarihinde haciz konulduğunu, takip borçlusu … ile Finansal Kurumlar Birliği nezdinde, 29.03.2019 tarih, 17001239 sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi akdediIdiğini haczin kaldırılması talebinin icra müdürlüğünün 30.09.2019 tarihli kararı ile reddedildiğini, taşınmazın kiracının borçları nedeniyle haczedilemeyeceğini, 6361 sayılı kanunun 28/2 maddesine göre de kiracı aleyhine icra yoluyla takip yapılması halinde, finansal kiralama konusu malların takibin dışında tutulması gerektiğini ileri sürerek, haczin kaldırılması istemini reddeden 30.09.2019 tarihli icra müdürlüğü kararının iptaline ve İstanbul İli, … İlçesi, Çavuşbaşı Mahallesi, 6 Parselde Kain, L-2 Blok, 3. kat, 12 numaralı bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı, haczin konulduğu tarihte malikin şikayetçi 3. kişi ve borçlu Alper İnşaat Makine Turizm ve Taşımacılık Sanayi Ticaret A.Ş. olduğunu, Finansal Kiralama Kanunu’nun 8. maddesi kapsamına uygun geçerli bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, dosyaya sunulan sözleşmelerin şikayet dilekçesinde bahsi geçen sözleşme olmadığını, ayrıca borçlunun ödemelerini aksatmaması nedeniyle taşınmazın mülkiyetine hak kazanma durumunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Taşınmaza haciz konulabilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu, borçlu ile şikayetçinin düzenlediği finansal kiralama sözleşmesinin süresinin 61 ay olduğu, sözleşme süresince malların, şikayetçi finansal kiralama şirketine ait olduğu, sözleşme süresinin henüz dolmadığı dikkate alındığında sözleşmeye dayalı olarak haciz işlemi yapılamayacağı, borçlu şirketin taşınmazda herhangi bir ayni hakkının bulunmadığı, şahsi hak niteliğindeki şerhe dayalı olarak bu aşamada haczedilmesinin mümkün olmadığı, şikayetçi taşınmazda malik olduğundan haczin kaldırılmasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu ve bu yöndeki istemin herhangi bir süreye tabi olmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile İstanbul … 5. İcra Dairesi’nin 2018/24566 Esas sayılı dosyasında İstanbul İli, … İlçesi, Çavuşbaşı Mahallesi, 6 Parselde Kain, L-2 Blok, 3. Kat, 12 numaralı taşınmaz üzerine konulan 05.09.2018 tarihli haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı, borçluya ait taşınmaz sorgusu sonucunda taşınmaza 05.09.2018 tarihinde haciz konulduğunu, haciz konulduğu sırada malikin Halk Finansal Kiralama A.Ş. ve Alper İnş. Mak. Tur. Taş. San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, icra müdürlüğü işleminin hukuka uygun olduğunu, Finansal Kiralama Kanunu’nun 8. maddesi kapsamına uygun geçerli bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu tespitin yapılmadığını, finansal kiralamaya konu taşınmazla ilgili haciz uygulanmasının mümkün olduğunu, icra dosyası borçlusunun şikayetçiye ödemelerini aksatmamış olması ve bugüne kadar herhangi bir alacak takibi ikame edilmemiş olması, borçlunun ödediği paralar tutarında mülkiyete hak kazandığı hususu da dikkate alındığında şikayetçinin iddialarının haksızlığının sabit olduğunu, tapuya güven ilkesi de göz önünde bulundurularak yapılan işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerektiğini, delillerinin toplanmadığını, borçlu tarafından yapılan ödemelere ilişkin kayıtların bildirilen bankadan celp edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve şikayetin tümden reddine karar verilmesini istedi.
C. Gerekçe ve Sonuç
Taraflar arasındaki 29.03.2017 tarih ve 17001239 nolu finansal kiralama sözleşmesi gereğince Halk Finansal Kiralama A.Ş.’ye devri ile bu taşınmaz üzerinde takip borçlusu Alper İnşaat Makine Turizm ve Taşımacılık Sanayi Ticaret A.Ş.’ye 30.03.2017 tarihinde kiralandığının şerh edildiği, alacaklı tarafından başlatılan takip dosyasından 05.09.2018 tarihinde finansal kiralama şerhi üzerine haciz konulduğu, taşınmazın haciz tarihinde finansal kiralama şirketinin mülkiyetinde olduğu, taşınmaza borçlu adına kayıtlı iken haciz konulduğuna dair istinaf nedeninin yerinde olmadığı, 6361 sayılı kanunun 22. maddesine göre sözleşmenin geçerliliği için tapuya şerh verilmesinin yeterli olduğu, diğer taraftan opsiyon hakkının, haciz tarihinde henüz doğmamış bir hak olduğu, bu hakkın doğup doğmayacağı, doğması halinde ise, borçlunun bu hakkı kullanıp kullanmayacağının belli olmadığı, dolayısı ile bu hakkın haczedilmesi veya bu konuda şerh verilmesinin alacaklıya bir hak sağlamayacağı, hak, haciz tarihinde henüz doğmamış olduğundan ve taraflar arasındaki sözleşme gereğince 61 aya varan vade ve haciz tarihi gözetildiğinde mahkemece finansal kiralama şirketine yapılan ödemelerin ya da bakiye borcun sorulmasını gerekli kılan bir durum bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, istinaf nedeni olarak bildirdiği tüm hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şikayetçi 3. kişi adına kayıtlı taşınmazdaki haczin kaldırılması istemini reddeden 30.09.2019 tarihli icra müdürlüğü kararının iptali ve İstanbul İli, … İlçesi, Çavuşbaşı Mahallesi, 6 Parselde Kain, L-2 Blok, 3. kat, 12 numaralı bağımsız bölümdeki taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6361 sayılı Kanun’un 28/2. maddesi, İİK’nın16/1-2. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.