Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/8202 E. 2023/1583 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8202
KARAR NO : 2023/1583
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 09.12.2002 tarihli ve 2002/3477 Soruşturma, 2002/1386 Esas, 2002/101 numaralı İddianameyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2002 tarihli ve 2002/140 Esas, 2002/132 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 240 ıncı maddesi gereğince yargılanmak üzere son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.
3. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2003 tarihli ve 2003/10 Esas, 2003/68 sayılı Kararı ile sanığın 765 sayılı Kanun’un 240 ıncı, 59 uncu, 647 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 765 sayılı Kanun’un 72 inci maddeleri gereğince 1.542,13 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.11.2005 tarihli ve 2004/10634 Esas, 2005/19028 sayılı Kararı ile sanığın hukuki durumunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) hükümlerinin de gözetilerek yeniden değerlendirilmesinde hukuki zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 04.07.2006 tarihli, 2006/15 Esas ve 2006/121 sayılı Kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 647 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi gereğince 1.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi gereğince bu cezasının ertelenmesine karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20.10.2008 tarihli, 2008/16557 Esas, 2008/18716 sayılı Kararı ile mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 26.02.2009 tarihli ve 2009/2 Esas, 2009/29 sayılı Kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 30.04.2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2019 tarih ve 2014/55 Esas sayılı ihbar yazısı üzerine sanık hakkındaki dava dosyasının yeniden ele alındığı anlaşılmıştır.
6. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/283 Esas, 2019/452 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince sanık hakkında hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii; atılı suçun zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasının uygulanması gerektiği sebepleriyle kararı temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinin 12.10.2001 olması sebebiyle bu suçun 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanık lehine olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun’un 240 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 5 yıllık asli ve 7 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.
2. Suç tarihi olan 12.10.2001 günü ile hüküm tarihi arasında durma süreleri eklendiğinde dahi ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/283 Esas, 2019/452 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.