YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/267
KARAR NO : 2023/4096
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına savunmasının mahkemece dikkate alınmadığına, atılı suçu işlemediğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Trafiğe kapatılmış olan yoldan motosiklet sürücüsü olan sanığın geçmek istemesi üzerine katılan polis memurlarınca durumun anlatıldığı, sanığın alkollü olduğunun anlaşıldığı, sanığın uyarılara rağmen geçmek istediği ve katılanlara yönelik “Sizi buradan sürdüreceğim, bunun hesabını sizden soracağım.” şeklinde tehditte bulunmak suretiyle görevli polis memurlarına görevini yaptırmamak için direndiği, sanık savunması, katılan beyanları ve olay tutanağı karşısında sabit olduğu, Yerel mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür. Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda; sanığın “Bunun hesabını sizden soracağım.” şeklinde söylediği sözün, objektif olarak mağdur üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olduğu ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturduğu, mahkemenin kararına ilişkin takdir ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılarak tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
1. Sanık savunması, katılanların beyanı ve olay tutanağı karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde,
6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olmadığı gözetilmeden “denetim süresi içerisinde somut olayımızdaki suçu işlediği” şeklindeki hatalı gerekçeyle anılan kanun maddesi uygulanmamış ise de; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunduğundan anılan kanun maddesinin uygulanmamasında değişik gerekçeyle sonucu itibarıyla, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.