YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13003
KARAR NO : 2023/646
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, davacının ihale bedelinin %10’u olan 75.700,00 TL para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi/borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taşınmazın 1/4 hissedarı olduğunu, ihalenin beşinci yargı paketi kapsamında yapılan yeni düzenlemelere aykırı olarak yapıldığını, elektronik ortamda usulüne uygun ihale yapılmadığını, satışa esas tebligatların ilgililere usulsüz tebliğ olduğunu, takyidat sahiplerine tebligatların eksik yapıldığını, kıymet takdir raporunun taraflara, müvekkili ve bir kısım alacaklılara usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ilan yapılan gazetenin tirajının düşük olduğunu, gazetenin kanunların öngördüğü yasal şartları taşımadığı, bu nedenle ihaleye katılımın az olduğunu ve taşınmazın düşük bedelle ihale edildiğini bildirerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ihale icra müdürlüğünün satış kararı kapsamında usulüne uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebligatların Tebligat Kanunu gereği taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve böylelikle usulsüz tebliğ olmadığı anlaşıldığından, ayrıca her ne kadar davacı vekili icra ve iflas kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki 5. yargı paketi kapsamındaki değişikliklerin uygulanmadığı ve satışın yasal hükümler çerçevesinde gerçekleşmediğini ileri sürmüş ise de; 24.11.2021 kabul tarihli İcra ve iflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 33. maddesi gözetildiğinde söz konusu değişikliklerin Bakırköy İcra Müdürlüğü 2020/1 sayılı satış dosyası kapsamında uygulama alanı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddi sonuç ve kanaate varılmış; İİK’nın 134/2 maddesi gereği davacının ayrıca ihale bedelinin %10 oranında para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, yerel mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, oysa icra satış işlemlerinin eksik ve usule aykırı yapılması nedeniyle ihaleye katılımın az olduğu ve taşınmazın değerinin çok altında satıldığı hususlarını tanık beyanları ile ispatlayacaklarını bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 30.11.2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7343 sayılı İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla ihale usulü hakkında yapılan değişikliğin yürürlük tarihinin aynı kanunun 33. maddesiyle belirlendiği, yönetmeliğin 08.03.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, pilot bölgelerden olmadığı, ihale tarihi itibariyle yürürlükte olmayan yasal düzenlemenin uygulanması gerektiğinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkı, sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine aittir. İhalenin feshini isteyen şikayetçi borçlunun kendisine ya da vekiline yapılan satış ilanı tebligatının usulsüz olduğuna dair ayrıca ve açıkça bir fesih sebebi ileri sürmediği anlaşıldığından, bu husus kamu düzeninden de olmadığından, mahkemece resen fesih nedeni olarak incelenemez.Kıymet takdir raporunun davacı vekiline elektronik tebligat yoluyla 23.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren yasal 7 günlük sürede bu husustaki itiraz haklarını kullanmadıkları anlaşılmaktadır. Davacının kendisi dışındaki ilgililere kıymet takdir raporunun tebliğ edilmediği iddiasına dayanarak ihalenin feshini istemesine de olanak bulunmamaktadır. Satış kararında ilanın, Türkiye genelinde yayımlanan ve tirajı 50.000 ve üzerinde bir gazetede yapılmasının kararlaştırıldığı, Dairemizce Basın İlan Kurumuna yazılan yazıya verilen cevapta, ilanın yayımlandığı Analiz Gazetesinin ilan tarihi itibariyle tirajının 50.165 olduğunun bildirildiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde değildir. Davacının, icra satış işlemlerinin eksik ve usule aykırı yapılması nedeniyle ihaleye katılımın az olduğu ve taşınmazın değerinin çok altında satıldığı iddialarına ilişkin olarak dosya kapsamına göre değerlendirme yapılabileceği, bu hususlarda tanık dinletilmesinin esasa etkili ve gerekli olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrarla mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27. maddesi
3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’ sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nın 134/8. maddesinde; “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, İstanbul İli Bakırköy İlçesi 46 ada 6 parsel 7/87 arsa paylı 4 nolu bağımsız bölümün muhammen bedelinin 450.000 TL, satış bedelinin ise 757.000 TL olduğu, şikayetçinin, satış ilanı ve kıymet takdiri raporunun kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, süresinde kıymet takdirine yönelik şikayetlerinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şikayetçi, ihalenin feshi isteminde menfaatinin ne suretle muhtel olduğunu ispatlayamamıştır. Dolayısı ile bu durumda zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, şikayetçinin İİK’nın 134/8. maddesi kapsamında ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararları yoktur. İlk derece mahkemesince, yukarıda bahsi geçen taşınmaz yönünden istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak İİK’nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir.
O halde, şikayetçinin ihalenin feshi isteminin yukarıda ayrıntısı yazılı taşınmaz yönünden zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, ilk derece mahkemesince, bahsi geçen taşınmaz yönünden de ihale bedellerinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Şikayetçi-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 04.10.2022 tarih ve 2022/3033 E. – 2022/2827 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),
2-Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 17.05.2022 tarih ve 2022/222 E. – 2022/495 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının iki nolu bendinde yer alan para cezasına ilişkin cümlenin tamamının karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07. 02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.