Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/5839 E. 2023/45 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5839
KARAR NO : 2023/45
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2014 tarihli iddianamesi ile 12/09/2013 tarihinde Organize
Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Tekmetal isimli işyerinde pres işçisi olarak çalışan …’nun pres makinasını temizlediği esnada şüpheli …’in dikkatsizlikle butona basması sonucu, şikayetçinin elini makineye kaptırdığı, olay nedeni ile şüpheliler …, işletme sahibi … ve … güvenliği uzmanı … hakkında taksirle yaralamaya neden olma suçundan dava açılmıştır.
2…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/493 Esas, 2015/1037 Karar sayılı kararı ile “… İşveren olan sanık …’e ait “….. Metal Ve Plastik Ticaret Limited şirketi..” isimli şirketin üretim binasında, … ve işçi sağlığı ve güvenliği sorumlusu sanık Selen’in gözetiminde ve işçi arkadaşı sanık … ile birlikte çalışan işçi müştekinin, çalıştığı pres makinesi iç kısmında elini uzatarak temizlik yapmak istemesi sırasında sanık …’in bir hareketi ile çalışmaya başlayan pres makinesinin müştekinin sağ elini kesmesi sonucunda yaralandığı, bu olay nedeni ile sanık … ve …’nın asli oranda, diğer sanığın ise tali oranda kusurlu oldukları, kovuşturma sürer iken katılan vekilinin sanıklar Selen ve … hakkında ki şikayetlerinden vazgeçtiklerini söyledikleri, TCK 73/5.maddesi gereğince, iştirak halinde işlenen kasıtlı suç veya iştirak halinde sorumlu olunan taksirli suçlar nedeni ile sorumlu olan bir kişi hakkında şikayetten vazgeçme halinin diğer sorumlu olan kişilere de sirayet edeceği, anlaşıldığından; sanıklar hakkındaki kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle ayrı ayrı DÜŞÜRÜLMESİNE, karar verilmiştir.
3…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/493 Esas, 2015/1037 Karar sayılı ilk kararının, katılan vekili ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.01.2021 tarihli ve 2019/11020 Esas, 2021/755 Karar sayılı BOZMA İLAMI ile özetle “… 1. TCK’nın 73/5. maddesinde, iştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçmenin, diğerlerini de kapsayacağı düzenlenmiş olup, taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle, sanıklardan birinin hakkındaki şikayetten vazgeçmenin, diğer sanığa sirayet etmeyeceği gözetilmeden, katılanın sanıklardan … ve … hakkında şikayetçi olmamasının sanık …’e sirayetinin söz konusu olmaması karşısında, yargılamaya devamla davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken TCK’nın 73/5. maddesinin yanlış yorumlanması sonucu, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, yazılı şekilde hüküm kurulması, ve sanık … ve sanık … hakkında şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği halde, yargılama giderinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi…” gerekçeleri ile bozulmuştur.
4.Mahkemece, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği, ek karar ile “…şikayetçi mağdurun, sanıklar … ve sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi nedeni ile bozma ilamının (2) nolu bendi doğrultusunda, 22.12.2015 tarihli hükmün yargılama giderleri bölümününe, sanıklar … ve sanık …’dan yargılama gideri alınmamasına paragrafını eklemek suretiyle düzeltilmesine…” karar verilerek, hükmün bu sanıklar yönünden 08.02.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
5.Bozma ilamına uyan Mahkeme, basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama hususunu değerlendirmiş ve takdiren Basit Yargılama Usulünün uygulanmasına karar vererek, sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, uyarınca 360 TAM GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 89 uncu maddenin üçüncü fıkrasının b bendi uyarınca cezasının 1 kat artırılarak 720 TAM GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 600 TAM GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü bendine göre basit yargılama usulü uygulandığından sanığın cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 450 TAM GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarıca günlüğü taktiren 20 TL’den hesaplanarak 9.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA karar verilmiştir.
6.BYU uygulanması suretiyle verilen karara sanık …’in itiraz etmesi üzerine karar kaldırılarak genel hükümlere göre yargılama yapılıp karar verilmiştir.
7…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarih, 2022/347 Esas ve 2022/768 Karar sayılı karar ile sanık … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 360 TAM GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 89 uncu maddenin üçüncü fıkrasının b bendi uyarınca cezasının 1 kat artırılarak 720 TAM GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 600 TAM GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA ve Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarıca günlüğü taktiren 20 TL’den hesaplanarak 12.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA karar verilmiştir.
8.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.07. 2022 tarihinde tanzim olunan ve temyiz sebepleri gösterilmediği gerekçesi ile CMK’nın 298 inci maddesi uyarınca temyiz talebinin Reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz sebepleri; hakkında verilen kararın adil olmadığına, suçsuz olduğuna
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’ın, … Metal ve Plastik Ltd. Şti.de işletme müdürü olarak görev yaptığı, 8000 m2 kapalı alanda, metal sac üretimi ve talaşlı imalat alanlarında faaliyet gösteren fabrikada sanık …’ ın … güvenliği uzmanı olarak çalıştığı; olay günü saat 08:30 sıralarında, işyerinin preshane bölümünde mesnet makinesinde çalışan işçiler sanık … ve yaralanan …’nun yan yana pres makinesinde çalıştıkları sırada, sanık …’nın bastığı sac mamüllerinin çapaklı çıkması nedeni ile …’in makineyi temizleyelim dediği, eline bez parçası alarak, pres başında oturan …’nın sol omuz hizasından elini pres içerisine uzattığı sırada, …’nın presi harekete geçirmesi neticesinde, pres başının …’in sağ elinin üzerine düştüğü ve sağ elinin bilekten itibaren ampute olduğu, sağ el fonksiyonları açısından işlev kaybına neden olacak şekilde yaralandığı adli muayene raporundan, sanıklar, mağdur ve tanıkların ifadesinden anlaşılmıştır.
2.Müşteki uzlaşmak istememiştir.
3.Sanık her aşamada katılanın da kendisi gibi işçi olduğunu, kendisi istemeden makinesine müdahale etmesi nedeni ile katılanın tamamen kusurlu olduğuna yönelik savunma yapmıştır.
4.Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak: Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 11.06.2014 tarihli, sağ el bilekte radial taraftan başlayıp 1 ve 2 parmağı da içerecek şekilde kemik yapının parçalı ekzpoze olduğu, parçalı ezili amputasyonun dördüncü derece kemik kırığı ve sağ el fonksiyonları açısından işlev yitimi niteliğinde olduğu kanaatini bildirir rapor dosya içindedir.
5.İşyerinde presci olarak çalışan 40 yaşındaki katılan işçinin, 07.05.2012 tarihinde … güvenlik talimat ve tutanak formunu okuyarak imzaladığı, 160 tonluk eksantrik pres kullanma ve bakım talimatının olduğu, mağdurun genel … sağlığı ve güvenliğine katıldığına dair katılım belgesinin dosyada olduğu, … güvenliği uzmanı sanık …’ın ayda en az 30 saatini … güvenliği uzmanı olarak işyerinde yerine getirmesinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından uygun görüldüğüne dair yazı dosyada mevcuttur.
6.Soruşturma aşamasında makine mühendisi olan … bilirkişiden alınan, 06.11.2013 tarihli raporda özetle; “…Kazanın öncelikli nedeni şüpheli …’in çalışma yaptığı presteki … parçalarında çapak durumu görüldüğünde, presi stop ederek ilk amirine haber vermediğinden ve aynı zamanda gelen çapağı temizlemek için elindeki bez parçası ile gelen kazazedeye dikkatsiz ve önlemsiz harekette bulunmuş olduğundan, … Kanunun 77 inci maddesindeki işçilerin … Sağlığı ve Güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür hükmüne aykırı davranması nedeni ile ASLİ KUSURLUDUR. İşveren …, … kazalarını önlemek için preslerde emniyet tedbiri olarak fotosel ve mekanik engelli kapak yaptırmadığından, çalışanlara mesleki eğitim aldırmadığından, aynı zamanda presteki arızayı çalışanların zamanında işveren ve vekillerine bildirmesi için gerekli bilgi, disiplin ve otoriteyi kurmadığında nİş Kanunun 77 inci maddesi ve … Sağlığı ve Güvenliği tüzüğünün 3 üncü 180/b ve 17/3 üncü maddesindeki yükümlülükleri tamamen yerine getirmediğinden ASLİ KUSURLUDUR. … güvenliği uzmanı … ve Kazalı TALİ KUSURLUDUR…” şeklinde kanaat bildirmiştir.
7.Yargılama aşamasında A sınıfı … güvenliği uzmanlarından oluşan, ikisi inşaat mühendisi, bir tanesi ise makine mühendisi olan Bilirkişi Kurulundan alınan 29.04.2015 tarihli raporda Eksantrik pres başını aşağıya indirmeden önce gereken dikkat ve özeni göstermeyen pres operatörü sanık …’in ASLİ KUSURLU, işveren … asli kusurlu, yaralanan işçi ve … güvenliği uzmanı sanık …’ın ise tali kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir.
8.Sanığın adli sicil kaydı ve resmi nüfus kayıt örneği dava dosyasındadır. Adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının olduğu görülmüştür.
IV.GEREKÇE
Nedensellik bağı yönünden;
39 yaşındaki sanığın pres operatörü olarak çalıştığı ve işinde tecrübeli olduğu, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, sanığın çalışma yaptığı presteki … parçalarında çapak durumunu görüldüğünde, presi stop ederek ilk amirine haber vermesi gerektiği, aynı zamanda gelen çapağı temizlemek için elindeki bez parçası ile gelen …’e müdahale etmediği ve pres makinesinin butonuna basması nedeni ile dikkatsiz ve özensiz hareketi nedeni ile kazanın meydana gelmesinde birinci derecede etkili olduğu anlaşılmıştır.
Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için bir takım önlemler alması ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama zorunluluğundan doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir.
Taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır.
Öğretide ve yargı kararlarında taksirin unsurları,
a) Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,
b) Hareketin iradiliği,
c) Neticenin iradi olmaması,
d) Hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması,
e)Neticenin öngörülebilmesi, ancak bu neticenin fail tarafından öngörülmemesi,
Şeklinde belirtilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı
Kanun’un 89/1 inci maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçu kapsamında kabul edilmesinde
hukuka aykırılık bulunmamıştır.
TEBLİĞNAME YÖNÜNDEN:
Taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, ilk derece mahkemesi tarafından sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olup, hükmün temyizi kabil olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümün açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarih, 2022/347 Esas, 2022/768 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.