Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4455 E. 2022/8561 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4455
KARAR NO : 2022/8561
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2019 tarih ve 2018/210 E- 2019/62 K. sayılı kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/1065 E- 2021/247 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından 2017/02667 sayı ile “Özgüllü Sür Beyaz Beyaz Peynir” ibaresinin tescili için marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin bu başvuruya ilişkin itirazlarının reddine karar verildiğini, dava konusu YİDK’nın 03.04.2018 tarih ve 2018-M-2589 sayılı kararının hukuka aykırı olduğunu, somut olayda SMK madde 5/1-ç ve 6/1 koşullarının oluştuğunu, Beyaz ibaresinin müvekkili şirket tarafından maruf hale getirildiğini, davalı şirketin beyaz ibaresini marka başvurusunda gizlemeye çalıştığını, dava dışı kişi ya da kurumlar tarafından yapılan beyaz ibaresini içeren marka başvurularının davacının markası ile iltibas oluşturduğu gerekçesi ile emsal yargı kararları ile reddine karar verildiğini, ileri sürerek 2018-M-2589 sayılı kararının iptali ile markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Özgüllü Süt Mamülleri Hayvancılık ve İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti., 2017 yılında “Özgüllü Sür Beyaz Peynir” marka adı altında marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuru neticesinde toplanan şirket kurulunca başvurudan feragat edilmesine ve belirtilen harcın yatırılmamasına karar alındığını, başvurudan vazgeçildiğini, işbu davadan önce harç yatırılmayarak marka tescil haklarından feragat edildiği, davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre; davalının dava konusu marka başvurusu kelime markası olup, “ÖZGÜLLÜ SÜR BEYAZ BEYAZ PEYNİR” ibarelerinden oluştuğu, davalının dava konusu marka başvurusunda şekil unsuru yer aldığı, davalının dava konusu marka başvurusunda yer alan ÖZGÜLLÜ ibaresinin üst marka/çatı marka intibaı oluşturacak şekilde konumlandırıldığı, davacının adına tescilli markaları ise Beyaz ibaresinin tek başına ya da yanına yardımcı unsurlar eklenerek oluşturulmuş kelime marka olduğu, davacının markalarının esaslı unsurunun “BEYAZ” olduğu, taraf markaları SMK madde 5/ç anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler olmamakla birlikte 6/1 anlamında benzer işaretler olduğu, davacının Beyaz ibareli markasının tanınmış marka olduğu, ancak somut olayda SMK madde 6/1 koşulları gerçekleşmiş olması nedeniyle SMK madde 6/5 koşullarının irdelenmesini gerektiren farklı sınıflarda yapılan bir marka başvurusu bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nın 03.04.2018 tarih 2018/M-2589 sayılı kararın iptaline, 2017/02667 sayılı marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı kurum vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin “ÖZGÜLLÜ SÜR BEYAZ PEYNİR” ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet “BEYAZ” esas unsurlu markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı kurum vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı kurumdan alınmasına, 01.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.