Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/12212 E. 2008/820 K. 04.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12212
KARAR NO : 2008/820
KARAR TARİHİ : 04.02.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde ortak yerlere elatmanın önlenmesi ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kat mülkiyetli anataşınmazın ortak yerlerine davalının elatmasının önlenmesi ile projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istemine ilişkin olup, davayı anataşınmazda kat maliki olmayan yönetim kurulu başkan yardımcısı ile muhasip üye açmıştır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesi yöneticinin görev ve yetkilerini belirlemiş olup, bunların arasında mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bulunan ortak yere elatmanın önlenmesi davasını açma yetkisi ve görevi yoktur. Bu nitelikteki bir davayı yöneticinin açabilmesi için anataşınmazda kat maliki olması ya da bu konuda kendisine kat malikleri kurulunca özel yetki verilmesi gerekir.
Geri çevirme kararı üzerine yönetime eldeki davayı açması konusunda yetki verildiğine ilişkin bir kat malikleri kurulu kararı dosyaya ibraz edilmemiştir. Her ne kadar 10.5.2005 tarihli bir karar ibraz edilmiş ise de, bu kararın kat malikleri kurulunca değil yönetim kurulunca alındığı, bu nitelikteki bir kararın kat malikleri kurulu kararı yerine geçmeyeceğinden davacı yönetim kurulu üyelerine ortak yere elatmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesi davasını açma yetkisini vermez.
Yukarıda açıklanan tüm nedenler gözönünde bulundurularak anataşınmazda kat maliki olmayan, kat malikleri kurulunca özel yetki verilmeyen ve tüzel kişiliği bulunmayan yönetici yardımcısının bu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin olmadığı gözetilerek davanın aktif husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.