Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/8259 E. 2008/6665 K. 24.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8259
KARAR NO : 2008/6665
KARAR TARİHİ : 24.10.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 313 ada 1 parsel sayılı 1215 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle arsa niteliği ile davalı … Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda “A” harfi ile gösterilen 300 metrekare miktarındaki bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … Tüzel Kişiliği Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda “A” harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bilirkişi ve tanık beyanları zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüş şekli konusunda yeterli olmadığı gibi, taşınmazın niteliğinin tespiti yönünden uzman bilirkişiden rapor alınmaması ve davacı yönünden belgesiz limiti araştırması yapılmaması da doğru değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, davacı adına aynı kadastro çalışma alanında belgesiz olarak tesbit ve tescil edilen taşınmazlar yöntemince araştırılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca aynı çalışma alanında zilyetliğe dayanılarak en fazla kuru arazide 100, sulu arazide ise 40 dönüm miktarındaki arazinin kazanılabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Anılan miktarların aşılmadığı tespit edildiği takdirde ise çekişmeli taşınmazın krokide “A” harfi ile gösterilen kısmı yönünden mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek komşu köyden yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli, uzman ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazın niteliği ile ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Davalı Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğu
./..

2008/8259-6665 Sh:2

gibi kabule göre dava konusu taşınmazın “B” harfi ile gösterilen bölümü hakkında tescil hükmü kurulmaması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle de yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.