YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1851
KARAR NO : 2022/14960
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muvazaaya dayalı sıra cetveline itiraz davasının kabulüne ilişkin hükmün Yargıtay 17. Hukuk Dairesince bozulması üzerine verilen 08.10.2015 tarihli direnme kararının, davalı vekili tarafından temyizi istenilmekle, Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının uygun bulunması ile işin esasına yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; müvekkillerinin ilama dayalı alacağından dolayı Kahramanmaraş 3. İcra Dairesinin 2011/2884 takip sayılı dosyası ile borçlular … ile …’a yönelik olarak icra takibi başlattıklarını, takibin kesinleştiğini, borçlu …’ın ücretinden bir defa kesinti yapılarak icra dosyasına yatırılması üzerine borçlu …’in çalıştığı işyerinden hemen ayrılarak başka bir işyerinde çalışmaya başladığını, maaş haczi için yeniden yazı yazılarak işlem yapıldığını, ancak borçlu …’ın yapılan takibi boşa çıkartmak amacıyla muvazaalı olarak kendisini davalı …’a borçlu gibi göstererek ihtiyati haciz kararı aldırdığını ve Kahramanmaraş 2. İcra Dairesinin 2012/2334 takip sayılı dosyası ile takibe geçip maaş haciz yazısı yazdırdığını ve borçlu …’ın kendisine ödeme emri tebliğ edilmeden 21.03.2012 tarihinde İcra Dairesine gelip borcu kabul ederek teminatın çekilmesine muvafakat ettiğini, ödeme emrinin borçlu …’e 04.04.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, takip yapılan senedin kambiyo senedi olmadığı gibi senet niteliği de taşımadığını, sahte senet düzenlendiğini, senette gösterilen keşide tarihinin 01.12.2012 olduğunu, tüm bu hususların borcun takibi sonuçsuz bırakmak için muvazaalı olarak yapıldığını gösterdiğini, takibe konulan 25.000,00 TL tutarındaki senette bedelin malen ahz olunduğu belirtildiğine göre senet alacaklısının borçluya ne verdiğinin kanıtlanması gerektiğini, müvekkillerinin alacağın ve takibin iptalinde bir çıkarı olmadığı için, ancak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 142. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası açma haklarının bulunduğunu, bu nedenle Kahramanmaraş 2. İcra Dairesinin 2012/2334 takip sayılı dosyasının, müvekkillerinin alacaklı oldukları Kahramanmaraş 3. İcra Dairesinin 2011/2884 takip sayılı dosya önünde olan maaş haciz ve sırasına itiraz ettiklerini ve iptalini talep ettiklerini ileri sürerek; Kahramanmaraş 2. İcra Dairesi dosyasının vekil edenlerinin alacaklı olduğu Kahramanmaraş 3. İcra Dairesinin 2011/2884 takip sayılı dosyası önündeki haciz sırasının iptaline ve tedbiren ödenmesi durdurulan paraların müvekkillerinin alacaklı olduğu takip dosyasına gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; ihtiyati haciz kararına dayalı olarak dava dışı borçlu hakkında takip yaptıklarını, hacizde ilk sıra kendilerinde olduğu için paranın da kendi dosyalarına kesilmeye başlandığını, borçlunun başka borcu olup olmadığını bilmediğini, borçlunun maaşına haciz konulduğu zaman herhangi bir haciz olmadığını, birçok borçlunun icra dosyasına gelip teminatın iadesine muvafakat etmekte olduğunu, senedin sahteliğinin borçlu tarafından ileri sürülebileceğini, borçlu kabul ettiğine göre herhangi bir sahteliğin mevcut olmadığını, yine bu durumu davacının ileri sürme hakkı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davalı …’ın dava dışı … hakkında alacaklı sıfatıyla işlem yaptığı senedin tanzim tarihinin 01.12.2012 tarihi olduğu, senet alacaklısı olarak gözüken davalı …’ın bu senede bağlı olarak borçlu …’a yönelik olarak Kahramanmaraş 2. İcra Dairesinin 2012/2234 E. sayılı dosyasında 19.03.2012 tarihinde örnek no:10 ile icra takibi başlattığı, eş söyleyişle senet tanzim edilmeden icra takibinin yapıldığı, ayrıca gerek ihtiyati haciz gerekse icra takip tarihi itibariyle (21.03.2012) senet borçlusu …’ın aynı gün icra dairesine gelerek teminatın iadesine muvafakat ettiği, bu hususlar senet alacaklısı davalı tarafa hatırlatılmasına rağmen olumlu ya da olumsuz bir cevap alınamadığı, mevcut duruma göre Kahramanmaraş 2. İcra Dairesinin 2012/2234 E. sayılı takip dosyasında işleme konulan senedin davacının …’dan Kahramanmaraş 3. İcra Dairesinin 2011/2884 E. sayılı dosyadaki alacak takibini sonuçsuz bırakmak gayesiyle yapılan danışıklı takip olduğu, takip tarihine göre de davacının takibinin önce olduğu gerekçesiyle; davanın değişik kabulü ile Kahramanmaraş 3. İcra Dairesinin 2011/2884 E. sayılı takip dosyasının haciz infaz sırasının Kahramanmaraş 2. İcra Dairesinin 2012/2234 E. takip sayılı dosyadan önce olduğuna ve Kahramanmaraş 2. İcra Dairesinin 2012/2234 takip sayılı dosyaya sağlanan paraların Kahramanmaraş 3. İcra Dairesinin 2011/2884 takip sayılı dosyaya aktarılmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.11.2014 tarihli ve 2013/12520 Esas, 2014/16153 Karar sayılı ilamı ile; “Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre davanın niteliği itibariyle TBK 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de taraf teşkili sağlanmadan kurulan hükmün isabetli görülmediği, mahkemece yapılması gerekenin davacıların alacaklı olduğu dava dışı borçlu …’a dava dilekçesinin ve duruşma günün tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, bildireceği delillerin toplanması ve sonucuna göre dava konusu 01.12.2012 tanzim 11.03.2012 vadeli 25.000,00 TL meblağlı senet ile bu senede dayalı olarak yapılan 2012/2234 sayılı takip dosyasının muvazaalı olup olmadığının belirlenmesi, muvazaalı olduğu belirlendiği takdirde İİK 283/1 madde kıyasen uygulanarak davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olarak dava konusu muvazaalı senet ve bu senede dayalı takibin iptali ile muvazaalı senede dayalı takip dosyasından yapılan tahsilatın davacılara ödenmesi; aksi takdirde yani muvazaanın ispatlanamaması halinde davanın reddine karar vermekten ibaret olduğu” gerekçesiyle karar bozularak dosya mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; önceki gerekçelere ilave olarak eldeki davanın takibin iptali davası olmayıp sıra cetvelinin iptali (düzeltilmesi) davası olduğu, bu nedenle dava dışı …’a davada taraf sıfatı olmayacağından davada taraf olarak yer almasının sağlanması ya da keyfiyetin ihbarı cihetine gidilmediği gerekçesiyle önceki kararda direnilerek davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 6100 sayılı HMK’ na eklenen geçici 4/1. maddesi gereği yaptığı değerlendirme sonucu dosya incelenmek üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise 24.11.2020 tarihli ve 2018/17-172 Esas, 2020/934 Karar sayılı ilamı ile; davanın takip alacaklısına karşı açılmış olup dava dilekçesinde açıkça “müvekkillerinin alacağın ve takibin iptalinde bir çıkarı olmadığı için, ancak İİK’nın 142. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası açma haklarının bulunduğunun” belirtilmiş olduğu, 08.10.2015 tarihli celsede, davacı vekilince sıra cetvelinin iptali davası açtıkları hususunun vurgulandığı, maaş haczine ilişkin işlemler sıra cetveli hükmünde olup dava dilekçesinde ileri sürülen maddi olgulara göre açılan davanın İİK hükümleri kapsamında muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davası olduğu, bu nedenle yerel mahkemece davanın niteliğine ve takip borçlusunun davada yer almasına gerek olmadığına dair belirlemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, direnme kararını uygun bulmuş ve davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermiş olup, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 51,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 21.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.