YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4921
KARAR NO : 2023/304
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 17.05.2018 tarihli ve 2018/247 Esas, 2018/832 Karar sayılı ek kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 19.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı davası kapsamında davacının 24.05.2012 tarihinde gözaltına alındığını, 26.05.2012 tarihinde tutuklandığını, 24.01.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesi beraatine karar verildiğini, atılı suçlama nedeniyle davacının ceza infaz kurumunda kaldığı 20 ay boyunca çevreden alınan borçlar ve davacının kenardaki parası ile geçinebildiğini, anılan davanın sahte delillerle kurgulandığını, müvekkilinin basında haber yapılması nedeniyle itibarının zedelendiğini ve süreçten çocukların da zarar gördüğünü belirterek, 20.000,00 TL maddi ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 15.08.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın hizmet kusuruna dayalı açılması nedeniyle idari yargının görevli olduğunu, tutuklama işlemi ve müteakip işlemlerin … 5. Ağır Ceza Mahkemesince yapılması nedeniyle yetkili mahkemenin … 5. Ağır Ceza Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının tutuklanması ve hakkında beraat kararı verilmesinin davanın olağan akışı içerisinde meydana geldiğini, yapılan işlemlerde kanuna aykırılık bulunmadığını ve istenen tazminat tutarlarının yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2017 tarihli ve 2017/30 Esas, 2017/156 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2018/247 Esas, 2018/832 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2018/247 Esas, 2018/832 Karar sayılı ek kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkemenin yetkili ve görevli olmadığına, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğine, tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Koruma tedbirlerine dayalı tazminat davalarının niteliği itibariyle yargılama sırasında sadece 5271 sayılı Kanun’un uygulanması halinde, adil ve hukuka uygun kararlar verilebilmesi ve ilgilerin zararlarının karşılanması hususunda bir kısım sorunların ortaya çıkabilecek olmasından dolayı bu davalarda esas olarak 5271 sayılı Kanun uygulanmakla birlikte, bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda, 6100 sayılı Kanundaki düzenlemeler uygulanmaktadır.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının miktar itibari ile temyiz edilebilir olup olmadığı 6100 sayılı Kanun hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmektedir. Buna göre, miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez.
Bu açıklamalar çerçevesinde, karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 47.530 TL olduğu ve suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak ve devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme suçlarından 24.05.2012 – 24.01.2014 tarihleri arasında 610 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince 13.156,26 TL maddi ve 26.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle hükmedilen toplam 39.156,26 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin olduğu görülmekle, davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2018/247 Esas, 2018/832 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.