YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4458
KARAR NO : 2022/8631
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.03.2019 tarih ve 2018/433 E- 2019/136 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.02.2021 tarih ve 2019/1002 E- 2021/123 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 2005/52505 tescil numaralı 3,5 ve 16. sınıflarda tescilli “CELL” ve 2010/04227 tescil numaralı 5. sınıfta tescilli “CELL-TOX” ibareli markaların sahibi olduğunu, ancak davalı gerçek kişi tarafından 29.08.2017 tarihinde 2017/77893 başvuru numaralı “PELİCELL” ibareli markanın 3 ve 35. Mal ve hizmet sınıflarında adına tescil başvurusunda bulunulduğunu, markanın Resmi Marka Bülteninde yayınlanmasına karar verildiğini, davacı tarafından yayına yapılan itirazın MDB tarafından reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın da 24.09.2018 tarihli ve 2018-M-8080 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, halbuki redde mesnet markaların esaslı unsurlarının “Cell” ibaresi olduğunu, markaların görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından karşılaştırılığında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, “Peli” ibaresinin markayı farklılaştırmadığını, sınıfların da aynı ve benzer olduğunu, başvurunun kötüniyetli yapıldığını belirterek 24.09.2018 tarihli ve 2018-M-8080 sayılı YİDK kararının iptali ile 2017/77893 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, SMK’nın 6/1 maddesi gereğince kurum kararının yerinde olduğunu, başvuru konusu marka ve itiraza mesnet markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğunu, iltibas tehlikesi yaratacak kadar benzer olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …’e usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince, davalının başvuru markası “pelicell” ibaresinden oluşmaktayken, davacı yanın itiraz markalarının ise, “cell”, “cell-tox” ibarelerinden oluştuğu, anılan markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı, kaldı ki, YİDK kararında da isabetli olarak değerlendirildiği üzere, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılanabilecek türden markalar olduğu, tiraza konu başvurunun tescilinin 6769 sayılı SMK’nın 6/V maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığı, kötüniyete ilişkin de dosyaya herhangi bir delil kazandırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili bulunmadığı, davalının başvurusuna konu “pelicell” ibaresi ile davacının “cell”, “cell-tox” ibareli markaları arasında, bütünsel olarak yapılan değerlendirmede, 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın nispi nedenle reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacının itiraza mesnet markaları, 2005/52505 tescil numaralı ve 03,05,16. sınıflarında kayıtlı “CELL” ibareli ve 2010/04227 tescil numaralı ve 05. sınıfında kayıtlı “CELL-TOX” ibareli markalar olmakla birlikte, davalının başvurusu ise 2017/77893 başvuru numaralı ve 03 ve 35. sınıfında “PELİCELL+şekil” ibareli markadan oluşmaktadır. Davalı markası “Pelisel” davacı markaları ise “sel” ve “sell toxs” şeklinde okunuşa sahip olup, davalı başvurusuna konu markanın, davacının seri markaları arasına sızma niteliğinde olduğu ve aynı veya benzer mal ve hizmetler bakımından davacı markalarına karıştırılmaya yol açacak şekilde benzer olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, hatalı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.