Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/7235 E. 2008/6749 K. 27.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7235
KARAR NO : 2008/6749
KARAR TARİHİ : 27.10.2008

MAHKEMESİ : KÖPRÜBAŞI İCRA MAHKEMESİ

Taahhüdü ihlal eyleminden borçlu … , 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Köprübaşı İcra Mahkemesinin 17/07/2007 tarihli ve 2007/24-42 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; Köprübaşı İcra Ceza Mahkemesince sanığın 1 ay hapsen tazyikine karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16.HD-220 esas, 2006/231 sayılı kararında da belirtildigi üzere, “Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır. Bu nedenle kararda belli bir sürenin öngörülmesi, yaptırımın bu niteliğine aykırı olacaktır.” şeklindeki gerekçe nazara alındığında, disiplin ve tazyik hapsinin kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde serbest kalacağı cihetle, sanığın 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23.07.2008 gün ve 41025 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığı 14.08.2008 gün ve 2008/164950 sayılı tebliğnamesiyle talep etmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ceza Genel Kurulu’nun 25.04.2006 gün ve 2006/123-127 sayılı kararında da belirttiği gibi, tazyik ve disiplin hapsi kararları 5271 sayılı CMK’un 223.maddesi anlamında bir (mahkumiyet) hüküm niteliği taşımamaktadır. Tazyik hapsi 5271 sayılı CMK’nun 2.maddesinde tanımlanan “disiplin hapsi” kavramı içinde kaldığı ve kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verildiğinin belirtildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağı düzenlenmiştir. Ayrıca borçluya isnat edilen eylem İİK’nun 340.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin birinci cümlesindeki “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ./…

2008/7235-6749 SH.2

ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir” hükmü karşısında borçlunun 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, Köprübaşı İcra Mahkemesinin 17.07.2007 tarihli ve 2007/24-42 sayılı kararının BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi uyarınca yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Taahhüdü ihlal eyleminden borçlu …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa ile değişik 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına, önceki hükümdeki 1 aylık sürenin lehine kazanılmış hak olduğu kabul edilerek neticeten borçlunun 1 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.