YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6576
KARAR NO : 2023/273
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan yakalandığı ve dijital materyallerine el konulduğu, yargılama sonucunda beraat hükmü kurulduğu, 50.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 05.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığı, tazminat isteme şartlarının oluşmadığı, davanın reddi gerektiği, şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2018 tarihli ve 2018/161 Esas, 2018/355 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2018/2375 Esas, 2018/2748 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.10.2021 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının el koyma nedeniyle maddi zararının olduğuna, avukatlık ücretinin maddi zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, yargılamanın ikametgâh dışında olması nedeniyle yol, konaklama gibi ücretlerin maddi zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, manevi zarar kapsamında uzun yargılamanın dikkate alınmadığına ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı 27.03.2017 tarihinde savcılık ifadesinin alınmasından sonra aynı tarihte … 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/192 sorgu sayılı kararıyla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, yargılamasının … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/262 Esas ve 2018/36 Karar sayılı kararıyla yapıldığı ve davacının 06.02.2018 tarihli karar neticesinde beraat ettiği ve 14.02.2018 tarihinde kararın kesinleştiğinin belirtildiği, yapılan araştırmada davacının gözaltında kaldığına ilişkin herhangi bir evraka rastlanmadığı ve davanın süresinde açıldığı belirtilmiştir.
Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğünün yazısına ve uyap kayıtlarına göre davacı tarafından Hazine aleyhine daha önce aynı konu ile ilgili bir tazminat davası açılmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekili dilekçesi ile her ne kadar davacının gözaltına alındığı süre zarfında işine gidememesi nedeniyle maaş kesintisinin olduğunu, davacının aynı zamanda kendisine vekâlet ücreti olarak ödenen 25.000,00 TL tutarında zararının olduğunu ve diğer masraflarının tazminini istemiş ise de, davacının … Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı … Meslek Yüksek okulunda öğretim üyesi olarak çalıştığı, … Üniversitesi Rektörlüğüne yazılan müzekkere cevabında davacının ifadesinin alındığı tarih ile hakkında beraat kararı verilen tarihler arasında maaşının kendinden kaynaklanan doğum izni, ödenek kesintileri vs. dışında tam olarak ödendiği, haksız tedbir nedeniyle herhangi bir zararının oluşmadığı değerlendirilmiş ve davacı vekilinin dilekçesinde belirtmiş olduğu vekâlet ücreti ve diğer kayıplara ilişkin olarak herhangi bir makbuz sunmadığı ve davacının gözaltına alınmadan ifade ve sorgusunun yapılmasının ardından serbest bırakıldığı anlaşılmış ve başkaca bir sebeple de (adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi) zararının oluştuğu hususunda talep olmadığından maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/626 Esas – 2018/36 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kullanmış olduğu telefonda Bylock uygulamasının olduğunu öğrendiği zaman dilekçe ile 27.03.2017 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan aynı tarihte savcılık tarafından ifadesinin alınmasının ardından adli kontrol talepli nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğine gönderildiği ve adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılarak cep telefonuna da el konulduğu, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilerek el konulan materyallerin iadesine karar verildiği, beraat hükmünün 14.02.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tâbi olduğu anlaşılmıştır.
1. Davacının El Koyma Nedeniyle Maddi Zararının Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
FETÖ/PDY soruşturması sırasında “bylock” programı yönünden dijital inceleme yapılmak üzere davacının rızasıyla el konulan cep telefonunun, dijital inceleme yapılıp dava sonuçlanıncaya kadar iade edilmemesinde hukuka aykırı bir durum bulunmaması, “bylock” programının cep telefonunda yüklü olup olmadığının tespiti amacıyla cep telefonuna el konulmasında zorunluluk bulunması, satın alınan yeni cep telefonuna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı da dikkate alınarak el koymaya ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Avukatlık Ücretinin Maddi Zarar Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzunda yer alan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alınarak avukatlık ücretine ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılamanın İkametgâh Dışında Olması Nedeniyle Yol, Konaklama Gibi Ücretlerin Maddi Zarar Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacının duruşmalara katılmak amacıyla yaptığı yol, konaklama masraflarının 5271 sayılı Kanun’un 141 inci devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu giderlere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
4.Manevi Zarar Kapsamında Uzun Yargılamanın Dikkate Alınmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacının dava dilekçesinde uzun yargılamaya ilişkin herhangi bir talebi olmadığı anlaşıldığından mahkemece bu hususta değerlendirme yapılmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2018/2375 Esas, 2018/2748 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.
Y.İşl.Md.