YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6575
KARAR NO : 2023/274
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 02.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.10.2015 tarihinde gözaltına alındığını, 19.10.2015 tarihinde tutuklandığını, 13.09.2017 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılamada beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 150.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
2. Davalı vekili 20.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılmadığını, davanın reddi gerektiği, şeklinde beyanda bulunmuştur.
3…. 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2018/130 Esas, 2018/295 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.09.2018 tarihli ve 2018/2293 Esas, 2018/2441 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilin temyiz istemi tazminat isteme koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve silah temin etme suçları nedeniyle 17.10.2015 günü gözaltına alınıp 19.10.2015 tarihinde tutuklandığı, mahkemece atılı suçlardan cezalandırılmasına ve tutukluluğun devamına ilişkin kararın istinaf incelemesinde ortadan kaldırılması üzerine mahkemece 13.09.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yargılama sonucunda 18.01.2018 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 26.01.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın süresi içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, tevkif müzekkeresinin kesintiye uğramadan infaz edildiği, davacının 22 ay 27 gün gözaltı ve tutuklulukta kaldığı, bu sürelerinin mahsubuna veya tazminata konu edildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı belirtilmiştir.
Her ne kadar dava dilekçesinde koruma tedbiri nedeniyle eğitim hayatının aksadığını belirterek tazminat istenilmiş ise de varsayılan bu zarar ile koruma tedbiri uygulanması arasında 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin altıncı fıkrasındaki yollama gereğince tazminat hukukunun genel ilkeleri doğrultusunda uygun illiyet bağı bulunmadığı gözetilerek buna ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasında mevcut davacıya ait adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği incelenmiş, kolluk marifetiyle davacının sosyal ve ekonomik durumu araştırılmış, davacının işlediği iddia olunan eylemi nedeniyle gözaltı ve tutuklukta kaldığı 22 ay 27 günlük süre nedeniyle yürürlükte bulunan net asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat istemi üzerinden hesaplanan 29.920,77 TL’nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle manevi tazminat istemine yönelik olarak sosyal ve ekonomik statüsü, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı 22 ay 27 günlük süre, eğitim durumu, duyduğu manevi acı ve üzüntü, üzerine atılı suçun niteliğinin toplumdaki yansıması, kişisel ve ailevi durumu ile tazminat hukukunun genel ilkeleri gözetilerek 50.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/708 Esas –2018/28 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.10.2015 –13.09.2017 tarihleri arasında 697 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.01.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
1. Tazminat İsteme Koşullarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
…
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
…
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
…
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Hükmedilen Tazminat Miktarının Fahiş Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılamadığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Reddedilen Miktar Üzerinden Davalı Lehine Vekâlet Ücreti Ödenmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasında, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, davalı lehine ancak davanın tamamen reddi halinde vekâlet ücreti ödeneceğinden davalı lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Dava Tarihinden İtibaren Faiz İşletilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Davacının talebi de gözetilerek hükmedilen tazminat miktarlarına zarar doğum tarihi olan gözaltı tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.09.2018 tarihli ve 2018/2293 Esas, 2018/2441 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.
Y.İşl.Md.