YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8358
KARAR NO : 2009/11197
KARAR TARİHİ : 03.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının baba adının ve soyadının değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacı …’nın 1950 yılında … tarafından evlat edinildiğini, davacının o tarihten bu yana baba adının “…” soyadının “…” olarak geçtiğini, yıllarca “…” soyadını kullandığından yaşadığı çevrede “…” soyadı ile tanındığını belirterek, davacının nüfus kaydında … olan baba adının “…” … olarak geçen soyadının da “…” olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının gerçek babasının adının … olduğu dolayısı ile değiştirilmesi için herhangi bir neden olmadığı, yine evlatlık olması nedeni ile evlatlık alan ailesinin soyadı olan … soyadını kullandığı, daha önce evlatlık olduğu kişinin soyadının … olduğu ancak değiştirilmesi için haklı bir neden olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Ergin olan kişi soyadının değiştirilmesini isteyebilir. Alınması istenen soyadının davacıyı ilk kez evlatlık alan kişinin soyadı olması bu değişikliğe engel olmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Yasasının 27. maddesi hükmüne göre adın ve soyadın düzeltilmesi haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir. Somut olayda davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar dosyada toplanan kanıtlar dikkate alınarak ve varsa davacı yanın bu konudaki tanıkları dinlenerek soyadının değiştirilmesine ilişkin davanın Türk Medeni Kanununun 27. maddesi kapsamında incelenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.