Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5246 E. 2022/9425 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5246
KARAR NO : 2022/9425
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.03.2017 tarih ve 2015/579 E. 2017/182 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.04.2021 tarih ve 2018/1287 E.- 2021/486 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı A6 İnşaat Turizm Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen kredi sözleşmelerini davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine dava dışı asıl borçlu ile tüm kefillere kat ihtarnamesi gönderilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine asıl borçlu ve ipotek verenler hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile kefiller hakkında ise ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçluların takibe itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan yargılamaya ve alınan ek bilirkişi raporlarına göre, davacı banka ile dava dışı A6 İnşaat Turizm Ticaret Ltd. Şti. arasında 25/07/2012 tarihli 6.000.000,00 TL limitli ve 03/11/2010 tarihli 8.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, davalıların her iki sözleşmede de müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca hesabın kat edilerek işbu dava konusu icra takibinin başlatıldığı, davacı bankanın icra takibi nedeniyle 1.771.601,61 TL ana para, 141.721,63 TL % 72 oranında işlemiş temerrüt faizi, 7.086,08 TL BSMV olmak üzere toplam 1.920.409,32 TL borcun bulunduğu, 2 adet teminat mektubu nedeniyle 108.990,00 TL depo talebinde bulunabileceği, 53 adet çeke ilişkin olarak da toplam 40.705,00 TL depo talebinde bulunabileceği, aksi yönde verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı bankanın kayıtlarında, yapılan kısmi tahsilatların ana para alacağından düşüldüğünün tespit edilmiş olması karşısında bilirkişi raporlarında da bu yönde uygulama yapılmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği, davacının bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, buna göre, davanın kabulü ile davalıların Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2014/20158 Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, 1.771.601,61 TL asıl alacak, 141.721,63 TL işlemiş faiz, 7.086,00 TL BSMV olmak üzere toplam 1.920.409,32 TL nakit alacak ile 2 adet teminat mektubundan kaynaklanan 108.990,00 TL ve 53 adet çeke ilişkin olarak toplam 40.709,00 TL’nin depo edilmesine yönelik olarak takibin devamına, nakit alacaklarla ilgili ana paraya takip tarihinden itibaren yıllık %72 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan toplam 1.920.409,32 TL nakit alacağın %20’si oranında hesaplanan 384.081,86 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine kefaleti bulunan davalılar aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazların iptali talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmişse de, davacı vekili, temyiz dilekçesinden sonra vermiş olduğu 22.11.2021 tarihli dilekçesinde, davalı borçluların vekillerinin davaya konu icra takip dosyasındaki itirazlarından feragat ettiklerini, bu nedenle konusuz kalan itirazın iptali davası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyize konu kararın, davacı vekilinin mezkûr talebi ile ilgili karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.