Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/9853 E. 2023/533 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9853
KARAR NO : 2023/533
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama

Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04/02/2016 tarihli ve 2014/489 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 4.500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04/02/2016 tarihli ve 2014/489 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 10/11/2020 tarihli ve 2019/8359 Esas, 2020/5821 Karar sayılı ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/09/2021 tarihli ve 2021/1 Esas, 2021/851 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmaması yönünde karar verilerek, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06/12/2021 tarihli ve 2021/142036 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
a.Katılanın Gözlük Kullandığı ve Bu Durumun Kazaya Neden Olduğundan Bahisle Oluşa ve Kusura İlişkin,

b.Tanık İfadesi Dikkate Alınmadığından ve Hatalı Kaza Tespit Tutanağına Riayet Edilerek Hüküm Kurulduğundan, Esas Mahkemenin Eksik İnceleme ile Karar Verdiğine İlişkin,

c.Diğer Temyiz Nedenlerine,
ilişkindir.

2-Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
a.Sanık Hakkında Verilen Cezanın Yetersiz ve Eksik Olduğuna İlişkin,

b.Diğer Temyiz Nedenlerine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Yerel Mahkemenin Kabulü;
Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile Adnan … Bulvarı istikametinden 822. Sokağı takiben … … Bulvarı istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline (Celal Bayar Caddesi Kavşağına) geldiğinde, seyir yönüne göre sağ taraftan Çalış istikametinden Celal Bayar Caddesini takiben İnönü Bulvarı istikametine doğru seyretmek üzere kavşağa giren katılanın sevk ve idaresindeki 48-H-0009 plakalı motosiklete çarptığı, olay sebebiyle katılanın vücudunda 4. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, belirtilmiştir.

2. Sanık, aşamalardaki beyanlarında kural ihlalinin bulunmadığını, kusurlu olmadığını beyan ederek suçunu inkar etmiştir.

3. Katılan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiş olup hakkında katılma kararı verilmiştir.

4. Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/saat olduğu, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz olduğu, kazanın oluşumunda sanığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’un 57/1-a maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşırken kavşak şartlarına uyacak şekilde yavaşlamamak ve geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.

5. Soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 06/06/2014 tarihli tek bilirkişi raporunda, kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 09/03/2015 tarihli tek bilirkişi raporunda ve dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 30/12/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalli kavşağa girmeden evvel, kavşak başında bulunan “DUR” levhasını dikkate alarak durmayan, kavşak kollarını … trafiği bakımından gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra harekete geçerek kavşağa girmesi ve akabinde seyrini sürdürmesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmeyerek sağ taraftan yaklaşan ve ilk geçiş hakkına sahip olan motosikleti zamanında farkedemeyip tedbirsizce çarpan sanığın asli kusurlu olduğu, her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip ise de, mahallin kavşak olduğunu dikkate alarak kural gereği hız azatlması ve kavşak kollarını gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra kavşağa girerek seyrini sürdürmesi gerekir iken bu hususlara riayet etmeyen katılanın ise tali kusurlu olduğu, belirtilmiştir.

6. Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak, … Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 26/06/2014 tarihli raporda, trafik kazasına bağlı tarif edilen yaralanmanın şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derece olduğu belirtilmiştir.

7. Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Sanık hakkında hükmedilen 4.500,00TL adli para cezasının birer ay ara ile 20 eşit taksit halinde ödenmesine karar verilirken, uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 52/4 maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232/6 maddesine aykırı davranılması ve sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı yerine infazı kısıtlar biçimde “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın muaccel olacağına ve tamamının tahsil edileceğine” karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede;
a.Katılanın Gözlük Kullandığı ve Bu Durumun Kazaya Neden Olduğundan Bahisle Oluşa ve Kusura İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
İddia edilen duruma ilişkin olarak dava aşamalarında mevcut bilgi, belge veya tanık beyanı bulunmadığı anlaşılmakla, olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporları doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 4.500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesine ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır

b.Tanık İfadesi Dikkate Alınmadığından ve Hatalı Kaza Tespit Tutanağına Riayet Edilerek Hüküm Kurulduğundan, Esas Mahkemenin Eksik İnceleme ile Karar Verdiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Olay ve olgular başlığı altında yer verilen ve oluşa uygun bulunan, soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 06/06/2014 tarihli tek bilirkişi raporunda, kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 09/03/2015 tarihli tek bilirkişi raporunda ve dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 30/12/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalli kavşağa girmeden evvel, kavşak başında bulunan “DUR” levhasını dikkate alarak durmayan, kavşak kollarını … trafiği bakımından gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra harekete geçerek kavşağa girmesi ve akabinde seyrini sürdürmesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmeyerek sağ taraftan yaklaşan ve ilk geçiş hakkına sahip olan motosikleti zamanında farkedemeyip tedbirsizce çarpan sanığın asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesine ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır

c. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

2-Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
a. Sanık Hakkında Verilen Cezanın Yetersiz ve Eksik Olduğuna İlişkin,
Olay ve olgular başlığı altında yer verilen ve oluşa uygun bulunan, soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 06/06/2014 tarihli tek bilirkişi raporu, kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 09/03/2015 tarihli tek bilirkişi raporu ve dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 30/12/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin raporu ile kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesine ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır

b. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/09/2021 tarihli ve 2021/1 Esas, 2021/851 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan (5) paragraf hükümden çıkarılarak yerine “TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının birer ay ara ile 20 eşit taksit halinde tahsiline, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasına ilişkin taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.