Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2245 E. 2023/9022 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2245
KARAR NO : 2023/9022
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bandırma Cumhuriyet Savcılığının 12.02.2015 tarih ve 2015/317 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2015/206 Esas, 2015/461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan beraatine karar verilmiştir.

3. Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2015/206 Esas, 2015/461 Karar sayılı kararının katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/490 Esas ve 2020/3188 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık … hakkında katılan …’a karşı tehdit suçundan düzenlenen Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2015 gün 2015/317 sayılı iddianame anlatımına göre, sanık …’ın katılan …’u “O çekleri geri getir, getirmediğin takdirde senin için iyi olmaz. Başına olay getiririm. Seni öldürürüm. Seni sinkaf ederim şerefsiz.” şeklinde sözlerle tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık …’ın eyleminin sübutu halinde yağma veya yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan 5237 sayılı TCK’nin 150/1.maddesi yollamasıyla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli 2020/1051 Esas 2020/987 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı vermiştir.

5. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/45 Esas, 2021/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi;
1.Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanığın beraat etmesi gerektiğine,
3.Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın sattığı mallara karşılık olarak tanık Y. K.’dan … Oto. İnş. Taş. Tem. Yemek Hizm. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait çekleri aldığı, çeklerinin katılanda olduğunu öğrenen sanığın katılanı arayarak “Seni s….im başına çorap öreceğim, çeklerimi geri getireceksin, getirmezsen kötü olacağız seninle” diyerek tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçu işlemediğini söylemiştir.

3. Bandırma 1. İcra Dairesinin 2015/1235 Esas sayılı dosyasının alacaklısının …, borçlusunun … Oto İnşaat Taş. Tem. Yemek Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti., asıl alacak miktarının 12.000,00 TL, takibe konu borcun sebebinin 31.01.2015 günlü 3216908 nolu 6.000,00 TL bedelli çek ile 28.02.2015 günlü, 3216909 nolu 6.000,00 TL bedelli çek olduğu görülmüştür.

4. Dosya içerisinde gönderilen Bandırma Ticaret Sicil Müdürlüğünün 06.04.2015 tarihli yazısında, sanık …’ın şirket ortağı olduğu, 14.05.2018 tarihli alacak ve ödeme bilgilerini içerir dosya hesabına göre dosya borcunun 19.909,87 TL, yatan para miktarının 5.874,88 TL, bakiye borç miktarının ise 14.034,99 TL olduğu, 09.02.2018 tarihli yenileme emriyle düşmüş olan icra dosyasının yenilendiği ve 2018/1249 yeni esas numarasını aldığı, sonrasında ikinci kez 27.01.2020 tarihli yenileme emriyle düşmüş olan icra dosyasının yenilendiği ve 2020/340 yeni esas numarasını aldığı görülmüştür.

5. Katılanın kullanmakta olduğu hatta ilişkin iletişimin tespiti kayıtları celp edilerek dosya kapsamına dahil edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına ve Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı TCK’nın 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir.
Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.
Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.
Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.
Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir. Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil iddia, yüklenen suçun niteliği, katılan beyanları, tanık beyanları ve sanığın savunmaları ve beyan dilekçesinde katılanı çekleri nedeniyle aradığını ve aradığında kardeşi …’e sinirlenmesi nedeniyle katılan …’a da kötü şeyler söylemiş olabileceğini belirttiği şeklindeki kısmi ikrarı dikkate alındığında yağma suçunun unsurları oluştuduğundan ve sanığın süre verdiği sabit olduğundan sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/45 Esas, 2021/337 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.