Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/11198 E. 2008/2136 K. 26.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11198
KARAR NO : 2008/2136
KARAR TARİHİ : 26.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılardan … vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av…. ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak değerlendirmeye esas alınan 446 parsel nolu taşınmazın alıcı, satıcı, satış tarihi ve satış bedelini gösterir tapu kaydı ile resmi satış senedi getirtilip rapor denetlenmediği gibi emsalin şehir merkezinde, imar uygulaması görmüş, yapılaşmasını tamamlamış bir bölgede olup belediye ve kamu hizmetlerinden faydalandığı ve yüzölçümünün küçük olması nedeniyle alım-satımının kolay olduğu, dava konusu taşınmazın da şehrin içinde, belediye ve kamu hizmetlerinden yararlandığı, konut ve büyük ölçekli sanayi bölgesinde ve emsalden daha kıymetli olduğu, imar uygulaması gördüğü, liman, petrol ofis tesislerinin yanında küçük ölçekli sanayi tesislerinin merkezinde bulunduğu, konut ve fabrika sahalarına talebin yoğun olmasından dolayı dava konusu taşınmazın emsalden %60 daha az değerli olduğu belirtilerek çelişkili ifadelerle karşılaştırma ve değerlendirme yapılmıştır.
Arsa niteliğinde olduğu kabul edilen dava konusu taşınmazın, Kamulaştırma Yasasının kıymet takdiri esaslarını gösteren 11.maddesinin özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tesbiti ve bedelin tesbitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki orandır.

2942 Sayılı Yasanın 11.maddesinin (d) bendinde vergi beyanı kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu nedenle dava konusu taşınmazın ve emsal alınan taşınmazın değerlendirme tarihindeki, bağlı bulundukları cadde veya sokak için belediyelerce emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen m2 fiatları ilgili belediyeden getirtilerek bu değerlere göre verilen m2 fiyatının mukayese edilmesi gerekir.
Emsalin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı ise, mahkemece bu farklılık ve çelişki bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak mutlaka giderilmelidir.
Bu hususlar yerine getirilmeden değerlendirme yapılan rapora göre hüküm kurulması,
2-Bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak incelenen taşınmaz ile dava konusu taşınmazın imar düzenlemesi sonucu meydana gelen imar parselleri oldukları dosyadaki bilgi, belge ve tapu kaydından, anlaşılmakla dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Yasasının 18. maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği düzenleme ortaklık payı düşülmesine gerek bulunmadığı halde, bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın saptanan değerinden %40 oranında düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak indirim yapılması,
3-Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.2.2004 gün 2004/18-92 Esas 2004/107 Karar sayılı kararı doğrultusunda -davanın niteliği itibariyle- kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu tarifeye göre Avukatlık Ücretine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda eksiklikler tamamlanıp bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, raporun bozmaya uygunluğu denetlenmeli, diğer bentlerdeki hususlar ve hükmün davalılardan yalnızca … tarafından temyiz edilmiş olduğu da gözetilerek salt onun payına düşen miktar belirlenmeli ve buna göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 550,00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.