Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4829 E. 2009/9243 K. 29.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4829
KARAR NO : 2009/9243
KARAR TARİHİ : 29.12.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, ilk dava ile, İstanbul 2.,İcra Müdürlüğünün 2002/20253 Esas sayılı takip dosyasından, borçlu şirket adresinde yapılan 09.12.2005 tarihli haciz sırasında 3.kişi şirketin istihkak iddiasında bulunduğunu icra müdürünün İİK’nun 96 ve 97.madde gereğince 3.kişiye dava açma yükümlülüğünü bırakması gerekirken hatalı olarak İİK’nun 99.maddesinin uygulandığını ve bu işlemin iptalini şikayet etmiş ikinci dava da ise, İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalar arasında irtibat bulunduğundan birleştirme kararı verilmiştir.
Davacı 3.kişi, borçlunun haciz adresinden 1,5 yıl önce ayrıldığı tesbit edilmesine rağmen aynı adrese hacze gelindiğini, borçlu ve 3.kişi şirketin farklı tüzel kişilikleri bulunduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borçlu hakkında İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/538 Esas ve 2008/320 Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği ve anılan kararın 12.09.2008 tarihinde kesinleştiğinden bahisle İİK’nun 99.maddesi gereğince açılan istihkak davasının konusu kalmadığından reddine karar verilmiş;hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 99. Maddesi gereğince alacaklı tarafından açılan 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davası ile icra müdürünün İİK’nun 99. Maddesini uygulamasındaki hataya ilişkin şikayet niteliğindedir.
Mahkemece, davacı alacaklı tarafından açılan iki ayrı dava arasında irtibat bulunduğundan HMUK‘nun 45.maddesi gereğince birleştirme kararı verilmiştir. Birleştirme kararına rağmen davalar bağımsız olma hüviyetini koruduğundan, her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken açılan şikayet istemi ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır.
Öte yandan, yargılama sırasında borçlu hakkında iflas kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş olduğundan İİK’nun 193/2 maddesi gereğince, borçlu hakkında yapılan takipler düşmüş ve hacizler kalmıştır. Bu durumda dava konusu kalmadığından “Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına “karar verilmesi gerekirken konusu kalamayan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.