YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/316
KARAR NO : 2008/3774
KARAR TARİHİ : 31.03.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ortak yerlere el atmanın önlenmesi ve eski hale iade istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde davalıların Gaziantep Sofrası adı altında fırın ve kebapçı dükkanı olarak çalıştırdıkları işyerinin içerisine yalıtımsız olarak fırın konulup binanın duvarlarına zarar verildiğini, kebapçılık ve ızgara faaliyetlerinin kat maliklerine zarar verdiğini, hamur makinesinin çalışması sonucu apartmanda titreşim meydana geldiğini, binanın ortak alanı olan bahçeye aşırı miktarda odun depolanmak suretiyle tecavüz edildiğini, binanın ortak bacasına onaylı mimari projeye aykırı olarak havalandırma sistemi takıldığını, müvekkillerinin dairelerinden geçen baca duvarlarının basınçtan çatladığını ve buralardan çıkan gazların tehlike yarattığını, bacaya yapılan her müdahale sırasında binanın çatısına zarar verildiğini, havalandırma fanının gece aşırı sesle çalıştırıldığını, ana taşınmazın birinci bodrum katındaki bölümde arka cephe kısmında yer … pencerenin tamamen kapatıldığını, buraya yangın çıkış kapısı açılıp merdiven yapıldığını, binanın ön cephesinde projeye aykırı merdiven yapıldığını, sözü edilen projeye aykırılıkların Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/3 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte bilirkişi raporlarıyla belirlendiğini, tüm bunların yapımında binanın ortak bacası üzerine … bir fan makinası koydurttuklarını ve bunun bacaya uygun bulunup bulunmadığının kontrol edilmediğini, söz konusu projeye aykırılıkların halen muhafaza ve tecavüzlerin devam ettiğini ileri sürerek, projeye aykırılıkların kal’ini, eski hale getirilmesini, ortak yerlere yapılan tecavüzlerin önlenmesini, mahkemece davacının bacalar konusundaki itirazının kabule değer görülmediği, diğer itirazlarıyla ilgili olarak idari makamlardan izin alınmış olduğu gerekçesiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesine göre; kat malikleri gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentilerini ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirlerini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememekle karşılıklı olarak yükümlüdürler. Bu Yasada kat maliklerinin borçlarına dair hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve bu bölümlerden herhangi bir
surette devamlı olarak faydalananlara da uygulanır. Öte yandan aynı Yasanın 19. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre kat malikleri ana taşınmazın mimari durumunu titizlikle korumaya zorunlu oldukları gibi, ikinci fıkra uyarınca da kat maliklerinden biri, (davanın açıldığı tarih itibarıyla) tüm kat maliklerinin (5711 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğe göre de kat maliklerinin beşte dördünün) rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz. Davalıların iş yerlerinde sürdürdükleri faaliyet ve yapmış oldukları tesis ve değişikliklerle ilgili olarak idari makamlardan (belediyeden vb.) izin (ruhsat) almış olmaları bu durumu değiştirmez. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu yerde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden davalıların projeye aykırı olarak gerçekleştirmiş oldukları onarım, tesis ve değişikliklerin bir bölümüne değinildiği halde davacı tarafın dava dilekçesinde konu ettiği rahatsızlık verici durumların ve projeye aykırılıkların tümü üzerinde bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış ve söz konusu edilen projeye aykırılıklar onaylı mimari projeye uygun biçimde kroki ile gösterilmemiştir.
Mahkemece sözü edilen yerde yeniden keşif yapılıp bu işlerden anlayan bilirkişi kuruluna onaylı mimari proje de incelettirilerek, davacının iddiaları doğrultusunda projeye aykırı olan ve müdahale edilen yerlerle tesisler krokiye bağlanıp bir bir saptandıktan sonra, yine davacının dilekçesinde ileri sürdüğü rahatsızlık verici durumların nelerden ibaret olduğu belirlenip, zarar verici bu durumların giderilmesi için hangi önlemlerin alınması gerektiği de tespit edilip, bu konulardaki tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.