Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4449 E. 2023/8986 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4449
KARAR NO : 2023/8986
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 tarihli ve 2015/15019 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesi delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri ile 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/301 Esas ve 2016/173 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/301 Esas ve 2016/173 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.10.2020 tarihli ve 2018/1088 Esas, 2020/3301 Karar sayılı kararı ile;
“…Mağdur …’ün olayın hemen ardından kollukta vermiş olduğu ifadesinde; oğlu olan sanık …’ün, yolda önüne çıkarak 100 TL para istediğini, aldığı olumsuz yanıt üzerine de “Sen bana para vermezsen seni öldürürüm, yaşatmam, ben babamın oğluysam sen bana para vermezsen seni öldürürüm” şeklinde tehdit ettiğini söylediği, tanık olarak dinlenen diğer oğlu …’ün de mağdurun anlatımlarını doğrular şekilde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık …’ün yağma suçundan mahkumiyeti yerine, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/577 Esas ve 2021/731 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 35 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın annesi olan şikâyetçinin bir anlık öfkeyle salt cezalandırılmasına yönelik ifadesine dayanılarak mahkumiyet hükmü verilmesinin adil olmadığından beraat etmesi gerektiğine,
2. Suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat etmesi gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü gece saat 23.30 sıralarında sanık …’ün annesi olan şikâyetçi … ve kardeşi olan tanık A.Ö. birlikte yolda yürürlerken önlerine çıkarak şikâyetçiden 100,00 TL para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine “Sen bana para vermezsen seni öldürürüm, yaşatmam, ben babamın oğluysam sen bana para vermezsen seni öldürürüm” demek suretiyle tehdit ettiği ve şikâyetçinin para vermemesi üzerine olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık …’ün olay günü annesi olan şikâyetçi ile yolda karşılaştıklarını şikâyetçiden para istediğini ancak parası olmadığından vermediğini savunanarak tevil yoluyla olayı doğrulamıştır.

3. Tanık A.Ö.’nün 17.07.2015 tarihli kolluk anlatımında şikâyetçiyi doğrular mahiyette beyanda bulunduğu görülmüştür.

4. Şikâyetçinin “sanığın çalışmaması ve kötü alışkanlıklarından dolayı kızgınlığımdan şikayetçi oldum, sanık benden para istemiş değildir.” şeklinde beyanda bulunmak suretiyle sanığın oğlu olması sebebiyle suçtan kurtarmak amacıyla soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanını değiştirdiği anlaşılmıştır.

5. Sanığın üzerine atılı nitelikli yağma suçuna karşı 5237 sayılı Kanun’un 32/1 ve 32/2. maddelerinden istifade edemeyeceği, cezai ehliyetinin tam olduğu görüşünü bildirir … Ruh Ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından tanzim olunan 03.06.2021 tarihli sağlık kurulu raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Sanık hakkında şikayetçi olan annesine karşı gerçekleştirmiş olduğu eyleminden ötürü 17.07.2015 tarihli 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında önleyici tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
İleri sürülen temyiz sebepleri yönünden; şikâyetçi ve tanık A. Ö.’nün soruşturma aşamasında birbirleriyle uyumlu ve benzer nitelikteki beyanları olayın akışına uygun olup, şikayetçinin sonradan sanığı suçtan kurtarmak amacıyla beyanını değiştirmiş olduğu kanaatine varılmakla şikâyetçinin kovuşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğinden, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın katılana karşı nitelikli yağma suçunu işlediği sabit görülmüş, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Somut olayda; 5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesinde düzenlenen değer azlığı indiriminin uygulanıp uygulanmayacağı Dairemiz tarafından yeniden değerlendirilmiştir.
Olay günü gece saat 23.30 sıralarında sanık …’ün annesi olan şikâyetçi … ve kardeşi olan tanık A.Ö. birlikte yolda yürürlerken önlerine çıkarak şikâyetçiden 100,00 TL para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine “Sen bana para vermezsen seni öldürürüm, yaşatmam, ben babamın oğluysam sen bana para vermezsen seni öldürürüm” demek suretiyle tehdit ettiği ve şikâyetçinin para vermemesi üzerine olay yerinden ayrıldığı olayda; sanığın şikâyetçiye yönelik eylemi hakkında aynı sayılı Kanun’un 149/1-h, 35 ve 58. maddeleri kapsamında mahkûmiyet hükmü verilmiştir ve değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır.
5237 sayılı Kanun’un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle hüküm altına alınmış bir husustur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (Y.C.G.K) 15.12.2009 tarihli ve 6/242-291 Esas ve Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Yasa’nın 145. (veya 150/2.) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
Aynı Yasa’nın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını aynı Yasa’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
5237 sayılı Kanun’un 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Kanun’un 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun’un 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Y.C.G.K’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, sanığın şikâyetçiyi tehdit etmek suretiyle 100,00 TL para istediği ancak herhangi bir para alamadan olay yerinden ayrıldığı anlaşılmakla, suç tarihi olan 16.07.2015 tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle;
5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesiyle sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/577 Esas, 2021/731 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.