Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/13352 E. 2023/9076 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13352
KARAR NO : 2023/9076
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2022 tarihli ve 2022/137 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 53, 58 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/3009 Esas, 2022/2093 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi,
1. Yağma suçunun unsuru olan tehdit suçunun işlenmediği,
2. Asli failin hakkındaki karar kesinleşen … olduğu halde sanığın 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi uyarınca cezalandırması gerektiği,
3. Takdiri indirim nedenlerinin sanık hakkında haksız gerekçe ile uygulanmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ile tanık A.O.S.’nin aynı kişi tarafından dolandırılmaları sebebiyle tanıştıkları, sanık ile katılanın ise tanık A.O.S vasıtası ile tanıştıkları, tanık A.O.S.’nin katılana parayı geri alabilmeleri için sanığın katılana yardım edebileceğini söylediği, katılanın bu sebeple sanığın yaşadığı … iline gittiği, sanık ile katılanın paranın geri alımı hususunda görüştükleri, katılanın sonrasında … iline geri döndüğü ve yasal olmayan yollara sanık tarafından başvurulacağını düşündüğü için vazgeçtiği, sanığa bu düşüncesni ilettiği ancak sanığın bu konuda masraf ettiklerinden bahisle katılandan para istediği, 30.12.2021 tarihinde …’a gelerek, katılanın işyerine gittiği, katılanı iş yerinin karşısındaki parka götürerek ölümle tehdit ederek senet imzalattıkları, birkaç gün sonra senedin ödeme günü geldi diyerek sanığın …’a geldiği, katılan ile buluşmak üzere anlaştığı, katılanın ise gitmeden önce polis ile işbirliği yaptığı ve sanığın, katılan tarafından imzalanan suça konu senet ile birlikte yakalandığı maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Tanık H.Ç. katılanın iş yerinde çalışmaktadır. Sanığın, 30.12.2021 günü katılanın iş yerine geldiği katılanı dışarı çıkardığı ve baskı kurar gibi konuştuğu, katılanın elinde kağıtlar ile yüzü asık bir şekilde dükkana girdiğini ne olduğunu sorduğunda ise “bana zorla senet imzalatıyorlar.” dediğini aşamalarda tutarlı şekilde söylediği dosya kapsamında belirlenmiştir.

3. Tanık A.O.S.’nin kovuşturma aşamasındaki beyanlarında sanık ile katılanı kendisinin tanıştırdığını ve sanığın facebook sayfasında “borçlarınız tahsil edilir” yazısı gördüğü için sanık ile tanıştığını beyan etmiştir.
4. Tanık B.A. ise kovuşturma ifadesinde katılanın babası olduğunu ve üç gün boyunca sürekli aranarak “oğlunun bize borcu var, parayı ödemezsen ocağını söndürürüz” şeklinde beyanda bulunduklarını, katılana sorduğunda ise “onlar çete sakın bulaşma” dediğine dair beyanda bulunduğu görülmüştür.

5. Sanığın atılı yağma suçunu temyizden feragat ettikleri için haklarındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanıklar … ve … ile birlikte işlediği, senedin nerede ve kimin tarafından katılanın önüne getirdiğine dair haklarındaki karar kesinleşen sanıklar …, … ve sanığın beyanlarının birbiri ile çeliştiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın sanık tarafından tehdit edildiğine dair aşamalarda tutarlı beyanları, sanıkların birbiri ile çelişen savunmaları, tanık ifadeleri, dosya arasında bulunan senet örneği, katılan tarafından dosya arasına sunulan sanıklara ait mesaj ve fotoğraf içerikleri, suça konu senedin yakalandıkları anda sanıkların üstünde çıkması karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanığın Asli Fail Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Sanığın, tanık A.O.S. ile facebook aracılığı ile tanışması ve facebook sayfasında borçlarınız tahsil edilir yazısı bulunduğu, tanışma amaçlarının bu minvalde sanık tarafından sağlandığı, hakkındaki karar kesinleşen sanık …’ın katılana attığı mesajda “engeli aç reis konuşacak” şeklinde beyanlarda bulunduğu, düzenlenen senedin sanık adına düzenlenmesi karşısında diğer sanıklar ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiş kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Lehe Hükümlerinin Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ancak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi uygulanmaması takdir kılınmakla, sanığın tekerrüre esas mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlar ve 51 inci maddesi kapsamında erteleme müesseseleri yönünden; “Sanığın sabıkalı geçmişi nazara alındığında gözlenen suç işleme eğilimleri ve suçun işlenmesindeki özellikler mahkememizce birlikte değerlendirildiğinde hakkında tayin olunan cezanın bir başka seçenek yaptırıma çevrilmesinden veya ertelenmesinden umulan faydanın hasıl olacağına ve sanığın bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememizde sanık lehine kanaat oluşmadığından…” şeklindeki ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; “Sanığın sabıkalı oluşu nedenle unsurları oluşmadığından…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/3009 Esas, 2022/2093 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.