Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31494 E. 2023/3800 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31494
KARAR NO : 2023/3800
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit. hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında
A. Katılan …’ya yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
B. Şikayetçilere yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
C. Şikayetçilere yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62, 50 ve 52 inci maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğini, aynı zamanda şikayetçilere yönelik hakaret eylemi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek hükümlerin bozulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılan …’yu gün içerisinde birden fazla kez arayarak ana avrat sinkaflı sözlerle hakarette bulunduğu, katılanın şikâyetçi olması üzerine polis memuru olan şikâyetçilerin büroya ait telefonun diyafonu açarak birlikte sanığı arayarak ifadeye çağırdıkları sırada sanığın şikâyetçilere “Kavat mısınız kaç tane polis arayacak daha sıkıysa gelin beni alın.” diye söyleyerek tehdit ve hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda;
1. Sanığın aşamalarda çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı beyanda bulunduğu, tespit edilmiştir.
2. Şikâyetçiler tarafından 12.03.2015 tarihli tutanak tutulduğu, tutanak içeriği incelendiğinde; şikâyetçilerin, sanığın 10.03.2015 tarihinde saat 19:00 sıralarında telefonla aradığı, telefonun sesinin dışarı verildiği, ifadeye çağrılan sanığın şikâyetçilere “S…, gelin beni alabiliyorsanız alın.” dediği, 12.03.2015 tarihinde saat 11:40 sıralarında sanığın yeniden arandığı, telefonun sesinin yeniden dışarı verildiği, sanığın şikâyetçilere “K.. mısınız, kaç tane polis arayacak, daha başka polis yok mu, gelmiyorum lan sıkıysanız gelin beni alın.” dediği,
3. Katılanın ve şikâyetçilerin aşamalarda benzer beyanlarda bulundukları,
Tespit edilmiştir.
4. Yerel Mahkemece, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik savunması, katılanın ve şikâyetçilerin aşamalarda benzer beyanları ve 12.03.2015 tarihli tutanak içeriği karşısında; Mahkemenin sanığın üzerine atılı suçları işlediği yönündeki kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Zincirleme Suç Yönünden
Sanığın, şikâyetçilere yönelik kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de; büroya ait telefonun diyafonu açılmasının sanığın bilgisi dışında olması ve sanığın kastının tüm şikâyetçilere değil sadece şikâyetçi …’e yönelik olması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğinin gözetilmemesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın şikâyetçilere söylendiği kabul edilen “Sıkıysanız gelin beni alın.” şeklindeki ifadenin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığı ve suç oluşturmadığı gözetilmeden, sanık hakkında tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren … Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/197 Esas, 2010/18 Karar sayılı kararında yer alan resmi belgede sahtecilik suçundan verilen 3 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün 5275 sayılı Kanun’un 108/2 nci maddesi uyarınca tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, temyizde bozularak zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/206 Esas, 2008/275 Karar sayılı kararında yer alana dolandırıcılık suçundan hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükmün tekerrüre esas alınması,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “basit yargılama usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle,
4. Kabule göre de; sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı” ve aynı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise, “Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca sanık hakkında tehdit suçundan hüküm kurulurken, mükerrir olması nedeniyle uygulanan maddede seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmesi halinde, bu cezanın, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, (B-2 ve 4)’de belirtilen bozma sebepleri yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktar yönünden … Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/206 Esas, 2008/275 Karar sayılı kararındaki hükmün dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.